Mal beyanı yutturmacası..

Erdoğan’ın mal beyanı üzerine kurgulanan oyun da ‘mutlu sonla’ bitti.

Günlerdir ‘açıklar, açıklamaz’ papatya falına dönen tartışmalardan Başbakanın kendisi de sıkılmış olmalı ki, “ne işinize yarayacaksa anlamış değilim, yine de alın tepe tepe kullanın” dercesine kendi üzerine kayıtlı mallarının dökümünü açıkladı..

Adım gibi biliyorum, ortaya çıkan tablonun yarattığı hayal kırıklığıyla yeni tartışmaların başlaması kaçınılmaz..

Çünkü Erdoğan’dan önce varlıklarını açıklayan Baykal, Mumcu ve Ağar’ ın mal beyanlarıyla ortaya çıktı ki, kapalı kapılar ardında konuşulanlarla ortaya dökülenler arasında uçurumlar var..

Bu durumda yapılan açıklamalara zerrece inanmayan ve zaten siyasetçiye güven katsayısı çok düşük olan kamuoyu nasıl tatmin olacak?

Her şeyin ışık hızında hareket ettiği küresel köye dönmüş dünyada, geri zekalılar dışında hangi iş adamının veya siyasetçinin gerçek anlamdaki serveti ortaya çıkarılabilir?..

Günümüz dünyasında ser verip sır vermeyen İsviçre Bankalarıyla gizlilik yarışına giren, büyük miktardaki mevduatlara yüksek rant yanında vergi muafiyeti verip, dokunulmazlık zırhı giydiren o kadar çok ülke ve global ölçekli banka var ki..

500 bin doların üzerinde paranız olduğunu öğrendikleri anda kapınıza gelip teslim alan ve anında dünya haritası üzerinde yerini bulmanın bile olanaksız olduğu bazı ülkelerin Bankalarına ışınlayan organizasyonlar artık sır değil..

Böyle bir dünyada biz günlerdir zekamızla dalga geçen siyasetçilerin açıklamalarıyla avunup duruyoruz.

Başka ülkelerdeki gizli hesaplardan vazgeçtik, balıklardan beter toplumsal hafızamızdan aileden kalma bohçalarla, akıllara seza altın hesapları nasıl silindiyse, bugün ortaya çıkan gülünç servetler üzerindeki tartışmaları da unuturuz bir süre sonra..

Emekli bir Valinin öğretim üyesi kızının günün birinde evde bulduğu bohçayla Boğazın en nadide yalısında safa sürdüğüne tanık olup bugün unuttuğumuz gibi..

Kapatılan partilerin hazineden aldığı yardımlarını iç edip, gariban il yöneticileri hapishane köşelerinde günahsız yere ömür çürütürken, oğullarına yalılar, spor arabalar hediye edenler cezaevine düşmesin diye af çıkarmaya çalışacak kadar yufka yürekli değil miyiz?

Oğullar, kızlar, kardeşler, teyzeler, enişteler, kayınbiraderler üzerinde kayıtlı varlıklarının, isimsiz hisse senetlerinin, gizli şirket ortaklıklarının tüm dünyadaki izlerini sürmeden ortaya çıkacak tablo siyasetçilerle yakın şakşakçıları dışında kimseyi tatmin etmez, inandırıcı da olmaz..

Başlatılan tartışmanın kayıkçı kavgasından farkı yok..

Türkiye’nin şeffaflık sorunu siyasetçilerin mal beyanlarını açıklamalarıyla çözümlenemez..

Tıpkı ülkenin ayrıcalıklı binlerce dokunulmazı varken, siyasetçilerin dokunulmazlığının kaldırılmasının çözüm olmayacağı gibi..

Siyasi parti liderlerinin hangi derde derman olacağı bilinmez mal beyanları açıklansın diye tempo tutup duruyoruz da, kimse çıkıp diğer dokunulmaz ve dokunulurların servetlerini, nereden bulduklarını sorgulamıyor..

Bilgi edindirme yasası çıktığı günden beri inatla sürdürdüğümüz mücadeleye rağmen bazı Rektörlerin ve Rektör yardımcılarının bile mal beyanlarına ulaşamadığımız bir ülkede Erdoğan varlığını açıklasa ne olur açıklamasa ne?..

Keşke tartışmaların sonunda TBMM konuyu kapsamlı biçimde ele alsa da, siyasi parti liderleriyle Milletvekilleri yanında Valilerin, Belediye Başkanlarının, Belediyelere bağlı daire müdürlerinin, Bakanlıkların üst düzey yöneticilerinden başlayarak İl Müdürlerinin merak edilen varlıkları da şeffaf biçimde görülse..

Memur maaşından başka geliri olmayan herhangi bir Belediye İmar Müdürü eğer kendisi ve fabrikada çalışan oğluna ülkenin en pahalı sitelerinden birinden ‘hortumladığı paralarla’ milyon dolarlık daire alabiliyor ve kimsenin kılı kıpırdamıyorsa, o ülke ve toplum kokuşmuş demektir..

Patagonya’ nın bile değiştiği dünyada, Türkiye hızla şeffaflaşmalı, seçilmişler yanında asıl atanmışlara hesap sorulmalı..

Gerçekler ortadayken günlerdir bir kaşık suda koparılan fırtınanın sonunda Erdoğan’ da mal varlığını nihayet açıkladı..

İyi de ne değişti?

Bunca tartışmanın sonunda bizi insanı insan kılan vicdan dediğimiz olgu gerçekten tatmin oldu mu?

Sakın küçümsediğimizi sanmayın.. Elbette siyasetçiler başta olmak üzere ülkeyi yönetme iddiasındaki herkes şeffaf olmalı.

Ama beklentilerimiz yanıtlandığında, bir durup düşünün..

Her şey şeffaflaşmış mı olacak?

Bir hastane otoparkının bile yılda bir milyon dolar gelir getirdiği bazı Üniversite yöneticilerinin ya da, milyon dolarlık evlerde sülalece keyif çatan Belediye İmar Müdürlerinin varlıkları üzerindeki şalları nasıl kaldıracağız?

Son günlerdeki tartışmalara baktıkça insan sormadan edemiyor..

Sakın, konuyu gündeme taşıyan CHP muhalefet bile olmamanın başarısızlığını, AK Parti iktidarı da ‘aşınmışlık’ izlenimini silmek için danışıklı dövüşe tutuşmuş olmasınlar?..

‘Cambaza bak’ oyunundan kimlerin kazançlı çıktığını bulmamız halinde sorunun yanıtını vermemiz de kolaylaşacaktır..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s