Mersin limanında son durum…

Devredilmesi yılan hikayesine dönen ve uzun zamandır süreçle ilgili sessizliğe gömülen Mersin limanının geleceği konusunda Danıştay 13. dairesinin aldığı son kararın önemli gelişmelere yol açacağı anlaşılıyor..

Yıllardır özelleştirilmesi gündemde olan ancak hiçbir iktidarın söylemden eylem aşamasına geçiremediği Mersin limanı ile ilgili ilk önemli adım 31 Aralık 2004 günü atıldı..

6 Ocak 2005 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Özelleştirme Yüksek Kurulunun 31.12.2004 tarih ve 2004/128 sayılı kararı beş maddeden ibaretti…

Kararla;

-TCDD’ye ait Bandırma, İzmir, Samsun, Derince, Mersin ve İskenderun limanları özelleştirme programına alınıyordu…

-Söz konusu limanlar "İşletme Hakkı Verilmesi", "Kiralama" ve mülkiyetin devri dışında bulunacak herhangi bir yöntemle özelleştirilecekti..

-Özelleştirme işlemleri 12 ay içerisinde tamamlanacaktı…

-İşlemler tamamlanıncaya kadar tüm limanlar TCDD’nin yönetiminde kalacak, sonrasında da limanları devralacak yatırımcıların bakım onarım ve diğer yükümlülüklerine ilişkin denetim ve kontrolleri TCDD tarafından yerine getirilecekti…

Yılların ihmal edilmişliğiyle yükleme boşaltma işlemlerinin tıkandığı Mersin ve İzmir’de uzun süredir konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen özelleştirme kararı heyecanla karşılandı…

Devir işlemi için uzun süreli kiralama yöntemini uygun bulan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı -ÖİB- işe Mersin limanından başladı..

9 Haziran 2005 gününden itibaren verilen ilanlarla 4 Ağustos 2005 tarihinde son tekliflerin alınacağı ihale duyuruları yayınlandı…

Süre dolduğunda liman için üç konsorsiyumun geçerli teklifte bulunduğu ortaya çıktı..

İstekliler arasındaki asıl çekişme nihai pazarlık günü olan 12 Ağustos 2005 te yaşandı…

Kıran kırana geçen bu yarışta, Singapur kökenli PSA ile AKFEN grubunun oluşturduğu konsorsiyum 755 milyon dolarla ipi göğüslerken, Dubai Ports Authority 750 milyon dolarda kaldı..

ÖİB aldığı teklifleri Özelleştirme Yüksek Kuruluna sundu…

Yüksek Kurul 7 Kasım 2005 tarihinde 2005/120 sayılı kararla TCDD’ ye ait Mersin limanının “işletme hakkının devri” yöntemiyle 36 yıllığına en yüksek teklifi veren PSA-AKFEN ortak girişim grubuna 755 milyon dolara verilmesini, söz konusu grubun herhangi bir nedenle vazgeçmesi halinde 15 milyon dolarlık teminatının irat kaydedilerek, aynı koşullarla 750 milyon dolarlık teklif sahibi olan Dubai Port şirketine verilmesini kararlaştırdı…

Mersin limanının devir işlemi yasalara göre “İmtiyaz sözleşmesi niteliğinde” olduğundan “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi Taslağı” görüşünün alınması amacıyla 15 Kasım 2005 günü Danıştay’ a gönderildi…

60 gün içinde olumlu ya da olumsuz görüş bildirmesi gereken Danıştay 1 Şubat 2006 günü Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bir yazı gönderdi…

Danıştay söz konusu yazıda Mersin Limanı ile ilgili özelleştirme işlemlerinin başladığı günden itibaren, Liman-İş sendikasının açtığı dört adet davanın 13. dairede mevcut olduğunu, “Devir Sözleşmesi Taslağı” ile ilgili görüş için bu davaların sonuçlanmasının uygun olacağını bildiriyordu..

Mersin Limanında işçileri temsile yetkili olan Liman İş sendikasının limanın devrinin durdurulması hususunda Danıştay’ da bekleyen dört dava şöyle sıralanıyordu:

-27.6.2005 tarihinde limanın özelleştirme programına alınmasına ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının iptali istemi…

-Limanın özelleştirilmesine ilişkin olarak ihaleye çıkma işleminin iptaline ilişkin 8.8.2005 tarihli dava…

-7.11.2005 tarihinde açılan ve sonuçlanan ihalenin iptal edilmesinin talep edildiği dava…

-Son olarak Limanın işletme hakkının devri ile ilgili 7.11.2005 tarihli 120 sayılı ÖYK kararının iptali ile ilgili 19.12.2005 tarihli dava…

 

Özelleştirme İdaresi Başkanlığının elini kolunu bağlayan ve imtiyaz devri sözleşmesi taslağının onayı için sonuçlanması beklenen dört dava ile ilgili karar Kasım ayının son haftasında çıktı…

Danıştay’ ın yetkili dairesi sendikanın açtığı tüm davaları reddetti…

Şimdi tüm taraflar; “İmtiyaz Sözleşmesinin onayı” için 13. Dairedeki davaların sonucunu bekleyelim diyen 1.Dairenin vereceği kararı bekliyor…

Sendikanın Danıştay Daireleri Kuruluna temyiz başvurusunun sonucunun beklenmesi halinde Mersin limanının yeni sahibine kavuşması 2007 ortalarını bulur…

Dileğimiz hergün biraz daha kan kaybeden limanın bir an önce çağdaş anlamda işletecek bir kuruma devredilmesi…

Tarım, turizm, fuar, kongre, spor ve diğer alanlar…

Tümü üzerinde kafa yorsak ta fazla hayale kapılmayalım…

En önemli varlık sebebi limanı olan Mersin’in kısa vadede limanını dünyadaki rakipleriyle yarışır hale getirmekten başka çıkışı yok…

Tek somut projemizi el birliğiyle hayata geçirmek, limanı Doğu Akdeniz’in önemli terminallerinden biri haline getirmek zorundayız…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s