Akdeniz oyunları.. Dinler savaşı masalı…

2013 Akdeniz oyunlarının Yunanistan’a kaptırılmasından sonra konu benim için kapanmıştı…

Sevgili Selman Özipek’in Haberci gazetesinde dile getirdiği “oyunların dinler arası çekişmeye kurban gittiği” iddiasının gerçeklerden ne kadar uzak durduğunu çıkıp anlatmaya bile mecalim yoktu…

Ta ki, Macit Özcan oyunların kaptırılmasını başka bahane kalmamış gibi, Özipek’in dile getirdiklerine benzer bahanelere bağlayıncaya kadar…

2013 Akdeniz oyunlarının neden kaybedildiği konusunda Özipek’ in iddia ettiği gerekçelerin aynısını Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan’ dan duyunca gerçekleri kamuoyuna anlatmak boynumuzun borcu oldu.

Olup biteni Mersin kamuoyu bilmeli ki, birileri olası bir başarıyı kendi hanelerine dahil edip, başarısızlığı başkalarına fatura etmesinler…

Selman Özipek, Akdeniz Oyunları oylamasında Mersin’in daha ilk turda elenmesinin ardından köşesinde şunları yazdı:

Akdeniz Olimpiyatları seçimleri açıkça ortaya koymuştur, Yunan Lobisi boş durmadı, rüşvet skandallarıyla ve Hıristiyan oylarıyla Akdeniz Olimpiyatları’nı evine götürdü…”

Sonuçların açıklandığı ilk anda Akdeniz oyunları ile ilgili yapılanmayı ve oylamanın nasıl yapıldığını tam olarak bilmeyen Özipek’ in biraz da duygusallıkla dile getirdiği görüşleri anlayışla karşılamak mümkün…

Ama oylama ardından medyaya konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan’ ın, gerçekleri en ince detayına kadar bilmesine rağmen "2013 Akdeniz Oyunları" adaylığı oylamasında, ‘Hıristiyanlar ile Müslümanların karşı karşıya geldiği’, seçimlerin Hıristiyanlarla Müslüman ülkeler arasında bir seçime dönüştüğü” iddiaları karşısında işin rengi değişiyor.

Çoğu üyenin farklı kaygılarla –kimi ‘tamamen duygusal bazı nedenlerle’ oy kullandığı bir platformu Özcan’ ın –üstelik tüm yapısını en ince detayına kadar bilme sorumluluğundayken- deyim yerindeyse medeniyetlerin çatıştığı bir arena iddiasıyla suçlaması en hafif deyimiyle insafsızlıktır.

Özcan’ın görüşleri gerçeklerden çok, sınıfta kalan başarısız öğrencinin “bu öğretmen zaten bana takmış” mazeretini anımsatıyor…

Akdeniz oyunlarını düzenleyecek kent, her uluslararası etkinlikte olduğu gibi,  çok karmaşık çıkar ilişkilerinin de söz konusu olduğu oylamalar sonunda belirleniyor…

Burada talip olan kentin alt yapı olarak hazır olması, tesisler konusunda delegeleri ikna etmesi gerekli ama yeterli değil…

Yeterlilik için delegesi bulunan her ülkeye önceden birebir markaj uygulayacak, tüm ülke delegelerinin dilinden, derdinden anlayan, bazen örtülü ödenek benzeri bütçelerle tezgah altı çalışacak bir güçlü lobiye sahip olmanız ve o lobide yer alanların her ülke bazında farklı ikna yöntemleri geliştirmesi gerekiyor…

Tüm bunları bir yana bırakıp, aylarca tek başına o ülke senin bu ülke benim dolaşmak ve aslında kaçınılmaz kader olarak karşısına çıkan sonucu Hıristiyan-Müslüman çekişmesine dayandırmak Özcan’ı kişisel bakımdan tatmin etse de, gerçekleri bilmek durumunda olan Mersin kamuoyuna çok şey ifade etmiyor…

Bakın neden!…

Akdeniz oyunlarının nerede düzenleneceğine Akdeniz’de kıyısı olan ülkelerden oluşan 75 temsilcinin oylarıyla karar veriliyor…

Türkiye, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kıbrıs Rum Kesimi, Hırvatistan, Slovenya, İspanya, Fransa, Yunanistan, İtalya, Malta, Monaco, San Marino, Sırbistan-Karadağ, Cezayir, Mısır, Libya, Fas, Tunus, Lübnan, Suriye gibi ülkeler ilk aklıma gelenler…

Gerçekleri yansıtmasa da, bir an için Müslüman-Hıristiyan çekişmesini doğru kabul edelim… Bu durumda oylamaya katılan ülkelerin dokuzu, dolayısıyla kullanılan 73 oyun 27’si Müslüman ülkelere ait olmuyor mu?

Peki Mersin kaç oy almış? 13…

Bu 13 oyun içinden Türkiye’ nin üç oyunu düşersek geriye üç ülkenin oyları kalıyor…

Zaten yenilgiyi Hıristiyanlara yükleyen Özcan’ da, Mersin’i arap ülkeleri içinden yalnızca Fas, Tunus ve Suriye’nin desteklediğini aynı demecin içinde ikrar ediyor…

Peki yarış Müslümanlarla, Hıristiyanlar arasında geçtiyse Lübnan, Mısır, Libya, Cezayir hatta bizi bizden fazla seven Bosna-Hersek’ in oyları nerede?

Uluslararası arenadaki gün gibi açık başarısızlığı dinler arası çatışmaya dayandırma becerisini gösterenlerin Akdeniz oyunlarının geçmişi ile ilgili bilgiden de yoksun oldukları anlaşılıyor…

1951 den beri 15 kez düzenlenen oyunların yedisi Müslüman ülkelerde (1951 Mısır, 1959 Lübnan, 1967 Tunus, 1971 İzmir, 1975 Cezayir, 1983 Fas, 1987 Suriye, 2001 Tunus) düzenlendiği ortadayken, bu “Hıristiyanlar bize oy vermez” mazeretlerine kim inanır?

Birilerinin dinlerarası çatışma komplo teorilerine ve şimdiden ipe un serme gayretlerine inat, Mersin 2017 Akdeniz oyunlarına ev sahipliği yapacaktır…

Yeter ki, lobiciliği iki üç kişiyle yapılan gezilerden ibaret sananların “destek sözü aldık, oyunlar Mersin’e geliyor” havasını estirip, bunun ardından kaçınılmaz başarısızlığı “Hıristiyan-Müslüman ayrımcılığı” bahanelerine fatura etme kolaycılığına düşmeyelim…

Mersin’in seçilmiş ‘karar vericileri’  öncelikle bu her başarısızlığı bir takım dış güçlere, etkenlere dayandırma alışkanlıklarından kurtulmalı…

En önemli görev ise o seçilmişleri belirleyenlere, yani bizlere, hepimize düşüyor…

Günü geldiğinde, tüm kurumlarımızın başına vizyon sahibi, ufku geniş, dünyayı algılayan, gelişmeleri okuyabilen birikimli insanları seçme becerisini gösterebilmeliyiz.

Akdeniz oyunlarını bu kente kazandırmaktan öte Mersin’i dünya kenti yapmanın ilk ve temel koşulu budur, unutmayalım…

 

abdullahayan@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s