Barzani’ nin ortakları!…

Ne zaman Türkiye gerilse, iflas etmiş, defalarca çürütülmüş, buruşturulup çöp kutusuna atılmış bir senaryoyu birileri bıkmadan usanmadan yeniymiş gibi ısıtıp masaya getiriyorlar yeniden.

Mahmut Arslan’la ilgili iddialar da bu türden…

Kendisi yalanlamaktan bıktı ama birileri medyaya taşımaktan bıkmadılar…

Haberleri yapanlar hakkında kaç kez mahkemeye gitti…

Kaç davayı kazandı?

Eminim kendisi bile unutmuştur sayılarını…

Ama birileri bıkmıyor…

Belden aşağı vurmak hüner ya…,

Anadolu’dan çıkan, İstanbul dukalığına kafa tutan bir Anadolu kaplanı, üstelik haddini bilmeden uluslar arası güçlerin oyun alanı olan sigara pazarına girip,  birilerine rakip oldu ya, hadi el birliğiyle asalım kendisini…

Aslında zarar verilen Mahmut Arslan değil, Mersin ekonomisi…

Bugün Arslan’ ın şirketleri yarattıkları binlerce kişilik istihdam bir yana ödedikleri vergilerle Mersin’i ülke sıralamasında yukarılarda tutuyor, o vergi sıralaması sayesinde bu kentin Büyükşehir Belediyesi, il özel idaresi merkezi idareden daha fazla pay alıyor…

Arslan ortağı olduğu şirketleri İstanbul’a taşısa ne bu tür haksız ve yargısız infazlarla karşılaşır ne de, hak etmediği saçma suçlamaları göğüslemek zorunda kalırdı…

Ama o zoru seçti…

Kendisini yıldırıp bu kentten kaçırmak isteyenlere inat Mersin’de büyümeyi tercih etti…

Grubun KDV+ÖTV adı altında yıllık ödediği vergiler 800 trilyonu aşarken uğradığı saldırıların önüne geçmesi, göğüslerini siper etmesi gereken bazı kurumların tutumunu anlamakta zorlanıyorum açıkçası…

Daha önce de Mersin serbest bölgesine yönelik oyunlar sahneye kondu…

Akıl almaz yasaklamalar, gizli saklı uygulamalarla Türkiye’nin göz bebeği olacak bir kenti iş alanı olarak seçme gafletine düşmüş yabancı yatırımcılar bir şekilde yıldırıldı, kaçırıldı…

O faturaları işsizlik ve yoksullukla ödemek zorunda kalan Mersin yaşananlardan hiç ders çıkarmamış gibi sahneye konulmak istenen aynı oyunun son versiyonuna sahne oluyor.

MTSO Başkanı Kadri Şaman gelişmelere en sert biçimde tepki göstereceğine, savunmaya geçiyor ve yaptıkları araştırmalar sonunda Mersin’de Barzani’ nin sahibi ve ortağı olan şirket kayıtlarına rastlanmadığını açıklıyor…

Cadı kazanlarının kaynatıldığı bir günde tüm zorluklarına rağmen başa bela soruları yöneltelim ve üzerinde hep beraber düşünelim o zaman:

-Yasal çerçevede kurulmuş şirketlerin ortaklarının kimliğini soruşturma, araştırma yetkisi ne zamandan beri ülkenin güvenlik birimlerinden, istihbarat örgütlerinden alınıp odalara verildi?

-Şirketlerin kuruluşu, ortakların taşıması gereken özellikler Ticaret Kanunuyla belirlenmişken ve bu ülkede suç işlemeleri halinde yakalayıp yargıya teslim edecek kurumlar ortada iken, durumdan vazife çıkarma gayretkeşliği kime ne kazandırır?

-Bir şirketin ortaklarını merak eden, resmi sıfatı olan Ticaret Sicil Gazetesini karıştırır ve öğrenmesi gereken bilgileri oradan alır. Söylediklerimiz muhalefet partilerinin sözcüleri, sorumluları için de geçerli…

Örneğin Barzani’nin Mersin’de firması olduğunu merak eden partilerin genel başkan yardımcıları Türkiye Büyük millet Meclisi başkanlığına önerge vereceklerine, Ticaret Sicil gazetesine göz atsalar o çok merak ettikleri soruların yanıtlarını alacaklar…

Tabii gerçekten merak ediyorlarsa, gerçekten dertleri üzüm yemekse…

Ve son can alıcı soru…

Eğer Barzani ve yakınları yasal çerçevede bu ülkede şirket kurmak istiyor, iş yapmak, gayri menkul almak istiyorlarsa bunu engelleyen bilmediğimiz gizli bir yasa mı var?

Küreselleşme çağında ve paranın dilinin, dininin, etnik kökeninin anlamını yitirdiği bir ortamda bugün dünya üzerinde her gün 20 trilyon dolar para turlayıp duruyor.

Bu para dünyanın herhangi bir ülkesinde konaklayabiliyor, dilediği biçimde şekilleniyor, şirketleşiyor ve sabah bir yerde uyanıp, akşam başka bir yerde mola veriyor…

Bu gerçekleri bilmez görünen birilerinin Barzani hakkında başlattıkları sürek avını gören hangi yabancı Mersin’e gelip yatırım yapar?

Kalkınma ajansları kurup, yabancı yatırımcı bulma umuduyla yıllardır çalmadık kapı, denenmedik model bırakmayan odalarımızın yaşadığı hüsranın nedenlerini aslında şu son üç günde yaşananlar o kadar güzel anlatıyor ki, başka söze gerek kalmıyor…

Kendi dar kalıplarına hapsolanlar, her zaman ki gibi rekabete açık yarışa gireceklerine en kolay ama en acımasız ve kente en zarar verecek yolu seçiyorlar…

Arslan ve benzerleri gibi çıtayı yükseltenleri asmak…

Sonra nasılsa oturur el birliğiyle ağlarız timsah göz yaşlarıyla….

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s