Baykal’ ın çıkışı…

Başına saksı mı düştü, ucuzluğuna sapmadan,

Ne olduysa oldu, ister kazadan sonra şoka girmiş olsun, ister başına tuğla düştükten sonra ayılmış, eğer Baykal gibi düne kadar şahin söylemler uğruna doğu ve güneydoğuyu siyaseten kaybetmeyi göze alan bir politikacı çözüm adına bir şeyler söylüyorsa ciddiye almak, önerileri yapıcı anlamda değerlendirmek gerekiyor…

Varsın bazı şom ağızlılar Baykal’ın bu çıkışını yapılacak yerel yönetim seçimlerine bağlasınlar…

Hiç önemli değil.

Geçmişten bugüne uzun zamandır ne demiştik?

“Eleştiriyorsun, iyi güzel de yapıyorsun hatta..

Ama eleştirmekten öte senin çözüm önerin ne?

Partiyi güneydoğu da batırmış bu politikalar, Diyarbakır’da oylar %2 nin altına düşmüş…

Bu durumda Onur Öymen ve akıl verenleri dışındakilere, bölgeyi iyi tanıyanlara hain gözüyle bakmaktan öte ne yaptın?”

Şimdi deyim yerindeyse ayakları suya değmiş Baykal’ ın…

Aslında bir zamanlar kendisinin en yakınında duran ve son seçimlerle parlamento dışına itilen bazı siyasi aktörler yeni açılımın ayak seslerini veriyorlardı özel görüşmelerimizde…

Baykal’ı 22 Nisan sürecinde yanıltan ve hatalı stratejilere sürükleyen akıl hocalarının üst üste gelen hezimetlerin ardından artık gerilemekte olduğunu, yeni bir şeyler söyleme zamanının geldiğini genel başkanın da planlamaya başladığını ifade ediyorlardı.

Onlar öyle düşünüyorlardı ama Baykal’ın son haftaya kadar süren tutumu bu fısıldananları yalanlar türdendi…

“F-16 ları kuzey Irak üzerinde öyle bir uçuralım ki, binalar sarsılsın, camlar kırılsın…” çığlıklarını atanların yazılarını Meclis kürsüsünden okuyacak kadar şahinleşmişti CHP genel başkanı…

“Kuzey Irak’a ambargo uygulayalım, Barzani’ yi teslim alalım” noktasından, “ticareti artıralım, ilişkileri geliştirelim, tüm bölgeye Kürtçe yayınlar yapalım, ilgi çeken dizileri Kürtçe, Arapça yayınlayalım” aşamasına bir hafta içinde getiren hangi rüzgardır?

Örneğin ulusalcı cephenin en hızlısı, en şahinden daha şahin Onur Öymen ne düşünüyordur, şimdi çıkıp ne söyleyecektir acaba…

1990 larda genel sekreterliğini yaptığı SHP’ nin, sonrasında 1999’ daki CHP nin bölgeye ve kürt sorununa yönelik raporlarından, açılımlarından bugünkü statükonun da gerisine düşen bir çizgiye nasıl gelinir, nedir bu politik zikzakların nedeni diye sorguluyoruz uzun zamandır.

Aslında perde arkasında anlatılanlar, “germeye devam edin, ipler koptuğu anda iktidar sizin olacak” diyenlerin dümenine geçen Öymen gibilerin yol haritalarına güvenen Baykal’ın rotayı kaybettiğini görmek için falcı olmaya gerek yoktu.

Eğer son dile getirdiği önerilerde samimi ise, son ana kadar şahin politikaları sürdürmekte ısrar ettiği politikalardan gerçekten vazgeçip barışçıl söylemlerin arkasında duracaksa, bu yalnızca kendisinin ve CHP’ nin değil, Türkiye’nin tarihsel kazanımının başlangıcı olur.

Keşke Kıbrıs, Ermenistan konularında da benzer projeler önerse, kaos yerine çözüm ortaya koysa…

Dünyanın en büyük 17. ekonomisine sahip, zenginliğe doğru koşan küresel ticaretin en büyük aktörlerinden biri olmaya aday, 75 milyonluk ülkenin ağabeylik misyonuyla Kürtlere, Rumlara, Ermenilere yeni bir anlayışla yaklaşılacağını görse…

Yıllardır “Türkiye korkmamalı, ağabeylik yapmalı, komşularıyla ticaretini geliştirmeli, öncülük rehberlik etmeli” diyorduk…

“Dev bir ülke nasıl olur da 400 bin Rum nüfusa sahip güney Kıbrıs’ la ciddi düşmanmış gibi didişir, koca geminin yedeğine sandal olarak alacağına, potansiyel tehlike görür” diye soruyoruz yıllardır…

“Savaş tamtamlarının çalındığı bir ülkede, bir muhalefet liderinin ucuz popülizme kendini kaptırmadan, elle tutulur, somut öneriler getiriyor olmasını alkışlamamız gerek. “ diyor kendisini ülkenin amiral gemisi olarak nitelendiren Hürriyet’in yazarı….

Söylediklerine yürekten katılmamak, desteklememek kimin haddine…

Ama insan yine de sormadan edemiyor…

“Tamam da kardeşim, o savaş tamtamlarını çalan kimdi acaba?”

Sorunun yanıtını bilenler bu pişkinliklere şaşırabilir ama kimin umurunda…

Aynı gazetenin bir başka yazarı aynı gün Baykal’ın “kavga dövüş yerine, dostluk kuralım” sözlerini ne kadar önemli bulduğunu ifade ederek öne çıkarıyor…

Sanki kavga, dövüş çıkaranlar başka gezegende yaşıyorlarmış tavrı bu ve insanın bir haftalık hafıza gücüyle bile dalga geçen, isyan ettiren tutum karşısında isyan etmemek için, sabırla yoğrulmuş yürek gerekiyor…

Bakın son açılımında sağduyulu herkesin yürekten destekleyeceği, hangi görüşleri dile getiriyor Baykal:

“Günübirlik de değil, 10, 20, 30 yıl sonrasına yönelik planlama içinde yapmalı…

Ortaköy kapısını hemen aç, niye açmıyorsun? Habur da kalsın.

Ekonomik karşılıklı bağımlılık artsın. Bu komşular arası iyi bir olaydır.

Sadece kapı ile değil, yollar birbirine bağlansın, barajlar yapılsın, yatırımlar artsın.

İlişki çeşitlensin… Eğer bölgede yanlış kararlar sonucu bir dışlanmışlık duygusu varsa, bu insanlar da görüyor ki, bölgenin dışına çıkıldığında böyle bir şey yok. Evleniyoruz, komşu oluyoruz, iş yapıyoruz… Ama bunlara rağmen bölücü terör olacaktır. Bununla beraber yaşayacağız.."

Baykal, "Eve Dönüş Yasası" nın da iyi hazırlanmadığı için sonuç vermediğini söyleyerek "daha kapsamlı yaklaşım"dan söz ediyor…

Elbette ciddiye alınacak, üzerinde çalışılacak, içi doldurulup, hayata geçirilecek barıştan yana kutsallığa varan önemde öneriler bunlar.

Bizim açımızdan söylenenler önemli, söyleyenin kimliği, geçmişi değil…

Yeter ki, yaklaşmakta olan yerel seçimlere, daha da önemlisi çok yakında düzenlenecek kongreye yönelik bir hamle, geçici bir strateji olarak kalmasın…

Statükoyu savunan güçlerin önemli bir temsilcisinin bu aşamaya gelmesi her şeyden daha önemli…

Bu açılımın sürmesi, eve dönüş yasasının uygulanabilir hale getirilmesi, hatta hiçbir terör eylemine bulaşmamış gençlerin nerede olurlarsa olsunlar bir an önce yuvalarına dönmeleri için herkes üzerine düşeni yapmalı…

Günü birlik siyaset yapan, sürekli kavga eden bir parti genel başkanından, yıllar sonra bile saygıyla anılacak kalıcı liderliğe adaydır Baykal son açılımla…

Başarıp başarmamak kendi ellerinde olan bir tarihi dönüşüm kapısının eşiğinde duruyor…

Geçip geçmediğini zaman gösterecek…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s