Dış Ticaret Yüksek Okulu rüyası…

Son zamanlarda yeniden depreşen yaram, hayallerimi süsleyen bir rüyam var.

Aslında gerçekleşmesini dilediğim rüyam yeni değil…

30 yıldır bazen azalan, bazen artan bir özlemle Mersin’de kurulacak ve dış ticaret konusunda vereceği eğitimle sektörün eleman gereksinimini karşılayacak bir yüksek okul kurulmasının gerçekleşmesini bekliyorum.

Türkiye’nin ihracatı 2,5 toplam dış ticaret hacmi 7 milyar dolar iken de bu özlemi dile getiriyordum, ihracatın 100 milyar doları, toplam dış ticaretin 250 milyar doları aştığı bugün de…

Tıpkı artan dış ticaret hacmi gibi, beklenti çıtamı daha yükseklere çıkardım üstelik…

Son zamanlarda tanık olduğum gelişmeler yalnızca dış ticaret değil, buna eklemlenecek lojistik konusunda da Mersin’in kendi çevresi yanında tüm ülkenin ihtiyaç duyduğu eğitimli yetişmiş eleman temin edecek meslek yüksek okullarına kavuşmasının önemini ortaya koyuyor…

1970 lerde hatta 1980 lerin ortalarına kadar dış ticaret konusunda faaliyet gösteren firmaların en büyük sıkıntısı yabancı dil bilen eleman eksikliğiydi…

Bir düşünün…

İhracat yapıyorsunuz, bankaya verilecek evrakı yabancı dilde ve karşı ülke ithalatçısının istediği biçimde düzenleyecek elemanınız yok…

Malınızı pazarlayacak, İngilizce teklif hazırlayacak, gerektiğinde atlayıp ülke ülke dolaşacak kalifiye insanlardan yoksunsunuz…

Üstelik güçlüklere rağmen ayakta kalmanız için dünya ile rekabet etme yanında kendi bürokrasinizle baş etmek, zamana karşı yarıştığınız küresel kulvarda tüm engelleri aşıp hedefe varmak zorundasınız…

Tüm engelleri yenmenin temeli yabancı dil bilen dış ticaret eleman teminine bağlıydı ve o konuda ne yazık ki ülkenin fazla kaynağı  yoktu…

Türkiye elbette artık o köhne, zaman tünelinde kalmış bürokrasiye sahip bir ülke değil…

Üstelik ülkenin pek çok Üniversitesi yabancı dille öğrenim sağlıyor…

Özellikle İngilizce bilenlerin sayısının artması dış ticaretin gelişmesi bakımından çok önemli.

Geçmişle kıyaslanmayacak orandaki gelişmeler umut verse de, yabancı dil bilen yeterince insanın dış ticaret destekli eğitilmesi, artan dış ticaret hacmiyle orantılı biçimde desteklenmediği takdirde geleceğe dönük darboğazlar kaçınılmaz…

2013 te kişi başına düşen milli gelirin 10 bin dolara çıkarılabilmesinin temel aracı ihracat…

Yapılan hesaplamalar beş yılın sonunda 10 bin dolarlık milli gelirin en az yarısının bu sektörden karşılanacağını gösteriyor…

Limanın özelleştirilmesi sonrasında Mersin’in dış ticaret konusunda yüklendiği misyon daha da önem kazanmış durumda…

Yılda 500 bin konteynerlik kapasiteye sahip Mersin limanı yeni işletmecinin yaptığı yatırımlarla gelecek adına umut veriyor.

Geçtiğimiz günlerde Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen; “dış ticarete bağlı lojistik” konusunda Mersin’in geleceğini ortaya koyan projeyi anlatırken geçmişten geleceğe bu umudu pekiştiren bir yolculukta hissettik kendimizi.

2008 yılında 1 milyon konteyner kapasitesine ulaşacağı varsayılan limanın bu hedefi 1,7 milyon adete revize ettiğini Tüzmen’ in toplantısına katılan liman yetkililerinin ağzından duymak ayrı bir keyifliydi.

Gelecek 10 yıl içinde dünya dış ticaret hacmi ikiye katlanırken, söz konusu ticarete  konu malların %85’inin konteynerlerle taşınacak olması, Mersin’i özellikle limanıyla birlikte ayrı bir önemli konuma getirecek…

Varlık sebebi dış ticaret ve liman olan bir kent, yılların ihmaliyle üzerine serilen ölü toprağını silkeleyerek yeni bir yükselme dönemine doğru uyanıyor adeta…

Mersin, doğu Akdeniz bölgesinin en önemli merkez terminali olmaya aday limanıyla ve deniz yoluyla yapılacak ihracatın merkez üssü konumuyla geleceğini yeniden kurgulayan bir kent görünümünde…

Dış ticaret ve lojistik ağırlıklı eğitim verecek bir meslek lisesinden başlayarak, aynı sektörlere yetişmiş eleman sağlayacak bir Yüksek Okul en çok Mersin’e yakışacaktır…

Genlerinde dış ticaret olan bir kent, damarlarında kan diye ihracat dolaşan Bakan Tüzmen döneminde bu hedefe her zamandan daha yakın durumdadır diye düşünüyorum…

Galiba bu sefer rüyam gerçekleşecek…

Dünya gözüyle özlediğimiz Mersin’e adım adım yaklaşmanın hayali bile insanı heyecanlandırmaya yetiyor…

Türkiye’nin dış ticaretteki gelişmesine ve katlanarak artan hacmine ayak uydurmakta zorlanan Mersin’in kaybettiği yılları telafi ederek, kaldığı yerden koşmaya başlamasında sektörün gereksinimlerini karşılayacak yüksek okulun önemi gün gibi ortada…

Hepimize düşen bu alanda olgunlaşmış koşulları bir an önce hayata geçirmektir…

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s