Balık pazarı ne zaman, nasıl satıldı?

Bugünlerde balık pazarı olarak anılsa ve kullanılsa da, Hoca Ahmet Efendi’nin başkanlığında yapım işi bir İtalyan şirketine verilen ve 1923’te hizmete giren Hâl binası başlangıçta kasaplarla, sebze meyve ticareti yapanlara tahsis edilmişti.

1945 yılına kadar Belediyeye ait olan dükkânlar yıllık belli bedeller karşılığında kiralanıyor ve elde edilen gelirlerin yetersizliği sürekli şikayet konusu ediliyordu.

Haziran 1943’te atandığı Mersin’e gelir gelmez, Tevfik Sırrı Gür en kısa zamanda kente 100 eser kazandırma hedefini dile getirmeye başladı.

Hedef büyük ama kaynaklar kısıtlıydı. Savaşa girmemesine rağmen, yokluğun pençesinde kıvranan halkın verecek bir şeyi kalmamıştı devlete…

Ama hırslı Vali, olumsuzluklara rağmen kararlıydı ne pahasına olursa olsun şehre kalıcı eserler kazandıracaktı.

Halkevi, İnönü anıtı, Tüccar Kulübü, Ak Otel gibi geniş yığınların şaşkınlıkla izlediği yapıları tamamlamaya çalışıyordu ama Belediyenin de yapması gereken pek çok iş, bunlar içinde alabildiğine kaynak gerektiğinin farkındaydı.

Yol ve meydanların temizliğinden yeni cadde ve kaldırımlara, kanalizasyondan içme suyuna, parklardan Pazar yerlerine kadar el atılacak bir sürü proje ve bunlara para bulmak zorunda olan bir yerel yönetim.

Tevfik Sırrı Gür kendisini ilgilendiren ilin sorunları yanında Belediyeciliğe el atmakta gecikmedi. (O günlerde halkın öncelikleri arasında yer almayan AK Otel gibisinden yatırımlar kendisinin Kastamonu’ya tayin edildikten sonra da uzunca süre Belediye bütçesinin kara deliği olmayı sürdürdü, tam anlamıyla bir türlü tamamlanmayan otel, yıllarca kıt kaynakları yutup durdu)

1929-42 yılları arasındaki 12 yıl boyunca Başkanlık görevini sürdüren Mithat Toroğlu’nun ardından gelen Hakkı Deniz ancak 2 yıl oturdu koltukta. 1944’te de yerini Fuat Morel’e bıraktı. Morel, hırslı Valinin hızına yetişmenin güçlüğünü biliyordu. O nedenle kurtarıcı gibi sarıldı Gür’e ve onun kaynak yaratma önerilerine can simidi gibi sarıldı.

29 Ekim 1944 günü Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle gazetecilerin sorularını yanıtlayan T.S.Gür projelerini, beklentilerini şöyle anlatacaktı:

“Mersin’de Atatürk Anıtı kuruldu, İnönü anıtı da kurtuluş bayramına kadar tamamlanmış olacak. Tüccar Kulübü binası yükseliyor, diğer imar işleri de bunu takip edecektir.

Kaput bezi bulamadığı için ölülerini kefensiz toprağa gömen, süpürge otunu bebelerine katık eden halk ne işe yarayacağını bilmediği ülkenin en büyük dönerli sahnesine sahip Halkevini, Mersin’li iş adamlarının kimseler rahatsız etmeden kumar oynayacağı, balolara ev sahipliği yapacak Tüccar Kulübünü tamamlamaya çalışan Valiyi ibretle izliyordu ama kim sesini çıkarabilirdi ki?

Ve Cumhuriyetin 21. Yılının kutlandığı o günlerde Belediyeden beklentilerini de anlatıyordu söyleşide:

“Yollar bakımsızlıktan yok olup gitmiş, şimdi malzeme pahalılığı, işçi noksanlığı gibi bahaneler asla devam ettirilmeyecek, o güzel yollar yeniden vücuda getirilecektir”

İyi de nasıl yapılacaktı bu işler?

O sorunun yanıtı 1945 Şubat dönemi Belediye Meclis toplantısına teşrif eden Valinin yaptığı konuşmayla ete kemiğe büründü.

1 Şubat 1945 Perşembe günü saat 16’da toplanan Meclisini huzuruyla onurlandıran Vali güzel ve temiz Mersin’in yaratılması amacıyla yapılması gerekenleri anlattı kendisini dikkatle dinleyen üyelere:

“Şehir içinde yer alan depoların, hanların, arabacı, demirci, sandıkçı, keresteci gibi şehrin güzelliğini bozan iş yerlerinin en kısa zamanda şehir planında işaretlenmiş yerlerine bir an önce gönderilmesi için planda gösterilen yerlerde iş yerlerinin derhal yapılması gerekiyor.”

Herkes sorunu ve çözümü Vali kadar biliyordu. Asıl mesele on binlerce lira ek kaynak gerektiren paranın nereden bulunacağıydı?

Merakla kendisini dinleyen Meclis üyelerine çözümü formülünü bir çırpıda sıraladı Gür:

“Temiz ve güzel Mersin’i yaratmak için gerekli kaynağı sağlamak amacıyla Meclisten bir karar çıkarın. Ben incelettim 70 dükkânın bulunduğu Hâl binası belediyeye yılda toplam 3600 lirayı zor getiriyor. Bu mekânları kiralama yerine satalım, elde edilecek parayla yeni iş yerlerini yapalım.”

Mesaj alınmıştı, kollar sıvandı.

6 Şubat 1945 Salı günü toplanan Mecliste, şehrin güzelliğini katleden iş yerlerinin planda işaretlenen yeni alanlara taşınması, bunun için gerekli paranın temini amacıyla; hâl, hangar, köşker dükkanları gibi belediyeye ait emlakin satılması, buradan sağlanacak kaynakla da yeni yerlerin yapılması önerisini tartışmaya açıldı.

Yapılacak yeni yerlerin de bilahare satılmasını ön gören teklifle ilgili olarak Meclis üyesi Mithat Toroğlu söz aldı: “Hareketli sermaye” olarak nitelendirilen çözüm formülünün Encümene sevk edilmesini ve oradan gelecek görüş doğrultusunda Mecliste oylanmasını istedi eski Belediye Başkanı…

12 Şubat 1945 Pazartesi günü Fuat Morel başkanlığında toplandı Meclis. Encümene sevk edilen ve orada kabul gören Belediyeye ait emlakin satılarak ek kaynak yaratılması kararını görüştü, oy çokluğuyla geçti karar. Beş senelik program ve programa eklenecek yeni işler, projeler de görüşülüp onaylandı.

Beş senelik programın birinci yıl hedeflerine bir sıhhi hamam ve çocuk bahçeleri yapımıyla, dördüncü yıl yatırımlarına daha önce belirlenen 10 bin m2 yol inşaatının 15 bin m2’ ye çıkarılması kararları eklendi.

12 Şubat Meclis kararları arasında 73 dükkân yanında Azak Han karşısındaki Taş iskele başında yer alan Hangar binasının satılması da yer alıyordu.

11 Mart 1945 tarihli gazetelerde hangar ve 73 iş yerinin satış ilanı yayınlandı. İlanda yer alan bilgilere göre 752 m2 kapalı alana ve 440 metre uzunluğundaki rıhtıma sahip hangar binası için 80 bin liralık muhammen bedel koyulmuştu.

Hal kompleksinde yer alan dükkânlara gelince: 105. Sokaktakilere 4000/3500 lira biçilirken, 150.sokaktakilere 3500/3000 ve iç mekanda kalanlara 4000 ile 2500 lira arasında değişen değerler ön görülüyordu.

3 Nisan 1945 günü Belediyede yapılan ihalelere beklenen ilgi gösterilmedi. 73 dükkânın yarısından fazlası (37’si) satılmayınca, elde kalan dükkânlar ihale yerine pazarlık usulüyle satışa çıkarıldı. 14 Nisandan başlayarak her haftanın Salı ve Cuma günleri Belediye Encümeni hâl dükkânlarının elde kalanlarına gelecek müşterileri bekledi durdu.(*)

Aynı günlerde dükkânları satın alanların buralarda Belediyece belirlenen işler dışında da faaliyet gösterecekleri dedikoduları yayıldı.

3 Nisan 1945 günü toplanan Mecliste bu yöndeki eleştirileri değerlendiren Başkan Fuat Morel, üyeleri şu sözlerle teskin ediyordu:

“Hiçbir dükkânın mevcut durumunda değişiklik olmayacak. Dükkânların bugün gördüğü işler dışında faaliyet göstermesine izin vermeyiz. Kullanımın şu veya bu şahsa geçmesi Belediyenin tayin ettiği iştigal mevzuunu değiştirmez. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kasaplık, sebze ve meyvecilik yapılmaya devam edilecek.”

O sözler verilir ama bir süre sonra büyüyen Mersin’in ihtiyaçlarına yanıt veremeyince sebze ve meyve tüccarları için bugünkü Akdeniz Belediye binasının bulunduğu alana 125 iş yerinden oluşan yeni Hâl binası kurulur. Tarihler 1957’yi gösterir ve Belediye Başkanlığı koltuğunda Demokrat Partiden seçilen Zeki Ayan oturmaktadır.

Kasaplar eski yerlerinde kalmaya devam ederler ama çıkan sebze ve meyvecilerin yerini balıkçılar alır…

2013 Akdeniz oyunlarına hazırlanan Mersin’in bugünlerdeki en güzel rüyalarından biri, artık Balıkçılar pazarı olarak anılan 90 yıllık tarihe sahip mekânı, İstanbul Çiçek Pasajı benzeri bir yaşam alanına çevirme…

Daha önce de rahmetli Okan Merzeci’nin hayal ettiği ama bir türlü başaramadığı o güzel rüya bu kez gerçek olur mu?

“İnsanlar umut ettiği sürece yaşar”

Biz de o umudun peşinde koşacağız yarınlara…

 

(*) Şinasi Develi Eski Mersin’de Yaşam adlı kitabında her ne kadar bugünkü adıyla Balıkçılar çarşısının Zeki Ayan döneminde dükkan dükkan satıldığını iddia etse de, arşivlere dayalı gerçek yukarıda anlattığım gibidir. 1923’te hizmete açılan ilk Hâl kompleksi Fuat Morel döneminde ve Vali T.S.Gür önerisi doğrultusunda 1945 yılında satılmıştır. Zeki Ayan Başkanlığı sırasında gerçekleştirilen ise, sebze ve meyve tüccarlarının şimdiki Akdeniz Belediyesinin bulunduğu yerde yapılan Hâl binasına taşınması işidir. Tarihe ışık tutması açısından düzeltilmesinde yarar var diye düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s