Çağlayan’dan gecikmiş adımlar…

Seçim çalışmaları nefes kesen hızla 12 Hazirana ilerliyor…

Siyasetçilerin hızına yetişmek ne mümkün.

Binlerce kilometre uzakta olmama rağmen benim bile nevrim döndü. Allah orada olan arkadaşlara özellikle de, sahada koşturan Zafer Çağlayan gibilerine yardımcı olsun.

Merkezden ilçelere, sahillerden dağlara, ticaretten sanayiye, küçük esnaftan emekliye kadar inanılmaz bir genişlikteki şemsiyenin altında yer alan herkese ulaşmaya çalıştığını; internete düşen haberlerden, her gün düzenli olarak gönderilen bir gün sonrasına ait çalışma programından anlamak mümkün.

İktidarın gücü yanında Bakan olmanın elbette avantajları var.

Bunları değerlendirmeyi eleştirmenin, şikayet etmenin alemi de yok. Kendimi bildim bileli bu işler hep böyle yürüdü.

Çok gerilere gitmeye de gerek yok. 2002 seçimleri bugün gibi aklımda. ANAP’ın barajı aşmayacağını sağır sultan bile biliyor ama gelin görün ki, aynı ANAP o günlerde iktidarın en önemli ortaklarından biri.

İç İşleri Bakanlığı da uhdelerinde. Seçimler yaklaşırken o koltukta oturan Rüştü Kazım Yücelen, yasalar gereği bakanlık koltuğunu bırakıp düz Milletvekili olarak kampanyayı Mersin’den yürütüyor.

Düz Milletvekili dediysem sözün gelişi. Aslında hiçbir şey olmamış ve o Bakanlıkta halen kendi borusu ötüyormuş gibi sürdürüyor tantanasını.

Örneğin Anamur’a giderken Polislerin operasyonlarda kullandığı helikoptere binmekte beis görmüyor. Kendisinin rahatsızlık duymaması olağan da, asıl sorulması gereken “Bakanlık koltuğunu bıraktığı Müsteşar o işlere nasıl göz yumdu?” sorusunun yanıtı hiç merak edilmedi. Ne o gün sormaya cesaret edildi, ne de aradan onca zaman geçmesine rağmen kimse çıkıp sormadı, sorgulamadı sorumsuz duruma gelmiş birinin güç kullanımını…

Gelelim bugüne…

Dediğim gibi Çağlayan tüm gücüyle çalışıyor, örneğin Mersin’de girmedik sokak, sıkmadık el bırakmama niyetinde…

Allah için bunu iyi de başarıyor. Burada kendisine yardımcı olan Mersin’in özel konumunu göz ardı etmemek lazım. İller bir yana, çoğu ilçenin bile hemşeri dernekleri var. Bu dernekler vasıtasıyla çok daha fazla insana ulaşmak mümkün.

Hele söz konusu bir Bakan olunca akan sular duruyor.

Örneğin Mersin’de en fazla nüfusa sahip Adıyaman, Mardin, Diyarbakır, Urfa vs…

Adıyaman yetmiyor Besni, Kâhta giriyor devreye… Mardin yanında Midyat, Diyarbakır’ın Çınar ve Çermik, Urfa’nın Siverek’i…

Aslında her yerel ve genel seçim döneminde benzerlerini izlediğimiz senaryo ve sahneleri anlatmak değil derdim…

Çağlayan’ın bana kalırsa seçimlerden sonra gölge gibi takipçisi olacak bir takım vaatleri…

Kendisi her insan gibi nisyan ile malum olsa da, Mersin adına kaygılanan, beklentileri olan bizlerin asla unutmaması ve takipçisi olması gereken projeler…

Örneğin uzaklardan da olsa izlediğim son konuşmalarından birinde cümlesi cümlesine aynen şunları söylüyor:

Ambarlı, Çeşme, İpsala, Pendik, Tekirdağ, Kapıkule ve Hamzabeyli gümrük kapılarında satışı gerçekleştirilen akaryakıttan ÖTV ve KDV alınmıyor.

Mersin’in başı kel mi dedik. Şimdi artık çalışmanın sonuna geldik. Bir-iki gün içinde Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılıyor. Artık Mersin Limanı’ndan akaryakıt alacak taşımacılar, Ro-Ro işletmecileri ve tüm nakliyatçılar ÖTV ve KDV ödemeyecekler. Bu Mersin için bir devrim.

Motorin Mersin’de 3,54 lira, bunun 1,30 lirası ÖTV, 54 kuruşu KDV. Yani 1,84 liralık bir düşüş olacak. Dolayısıyla Mersin Limanı’nda uluslararası taşımacılık için motorin alacak olan insanlarımız 1,70 liradan motorin alacak. Hem bundan nakliyeci kazanacak hem de ihracatçımız önemli bir kazanım yakalayacak.”

Nakliyecinin, ihracatçının daha doğrusu Türkiye’nin kazanacağına şüphemiz yok. Ama ortada ciddi bir sorun var. Bu talep yıllardır dile getiriliyordu da Hükümetin duyması için seçim mevsiminin başlaması ve Çağlayan’ın Mersin’den aday olmasıyla yalın gerçeği görmesi mi gerekiyordu?

Yazık olmadı mı meramımızı anlatamadığımız yıllara…

Umarım yıllardır eli taşın altında olan taşımacıların feryadı bu kez duyulur da, hak ettikleri vergisiz akaryakıt talepleri karşılanır…

Tabii Bakanın cevabını aradığı “Mersin’in başı kel mi?” sorusunun can yakıcılığını bir yana bırakarak.

Çünkü o “Mersin’in başının kelliği” çok ciddi bir sorun ve ne yazık ki, azalsa da, Ankara’nın Mersin’e son 30 yıldır çarpık bakışını özetlemekte.

Umarım, algılama seçim dönemiyle sınırlı kalmaz. Bizim yıllardır özetlediğimiz “başımızın kelliği” sorusu bir daha gündeme gelmemek üzere çöplüğe gider…

Çağlayan’ın “yeni serbest bölgeler” tanımıyla ortaya attığı farklı serbest bölge projelerine gelince…

Aslında o da 30 yıllık çarpık bir serbest bölgecilik anlayışının yeni yüzyıla gecikmiş bir merhaba demesi…

Bırakın gelişmiş ülkelerdekini, yakın çevremizde bu alanda öylesine örnekler var ki ve biz o kadar geciktik ki…

İşte Port Said, İskenderiye… Dubai, Abu Dabi…

Mersin’den ne farkları var… Ama serbest bölgeler bizdeki gibi bürokrasinin prangalarına esir edilmemiş, kentlerin dinamikleriyle büyümüş, gelişmiş…

Çağlayan, halen bürokrasinin engellemesi korkusuyla dağı aşma yerine çevresinden dolanmaya çalışıyor.

İşin çok basit ama radikal tek çözümü var:

1982’de anlatamadığımız, o nedenle tarihi fırsatı kaçırdığımız serbest şehir projesini hayata geçirmek.

Çukurova Hava Limanından başlayarak, Silifke Taşucu Seka tesislerinde noktalanacak bir vahayı “Serbest Şehir” olarak belirlemek.

Bu serbest şehirde uluslararası fuarlar da yer alacaktır, tersaneler de…

Her türlü tarım geliştirme alanları da olacaktır, lojistik bölgeleri de…

Yabancıların yatlarıyla yanaşıp konaklayacakları beş yıldızlı otellerden, vergisiz alışveriş merkezlerine…

Bana kalırsa Çağlayan, bürokrasiden kendisini arındırarak, Mersin’i 21. Yüzyılın Doğu Akdeniz’deki en önemli ticaret, turizm, lojistik, tarım vahası haline getirecek projelerin cesur öncüsü haline getirebilir.

Ve o Çağlayan ile çatısı altında yer aldığı AK Parti, seçimler nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın geleceğin Mersin’inin mimarları olarak tarihe geçer…

Sanırım çok şey beklemiyoruz Mersin’in geleceğine damga vurmayı düşünenlerden…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s