Akdeniz Oyunları Mersin’de yapılmalı… (7.10.2003)

Yıl 2001… Mirza Turgut Sun TV. nin genel yayın yönetmeni.

Adam gibi yayın yapan bir televizyonun, kentin kaderini belirlemede nasıl etkin rol oynadığına o günlerde tanık oldum.

Dolu dolu haberler, tartışma programları, soruşturan, irdeleyen yayıncılık politikası sayesinde tüm kent dinamikleri gündemi oluşturan her konuda görüş ve düşüncelerini, halka yansıtmak zorunda hissediyorlardı kendilerini…

Bir yerel televizyon kentin nabzını elinde tutuyor, siyasi parti örgütlerinden, dernek ve odalara, belediye başkanlarından kurum yöneticilerine kadar söyleyecek sözü olan herkes dağarcığındaki birikimlerini, bu özgür platformdan halka sansürsüz yansıtıyordu.

O günlerde Tunus’un ev sahipliği yaptığı Akdeniz Olimpiyatları tamamlanmış, komite bu ülkenin ardından yeni ev sahibini belirlemeye hazırlanıyordu.

Akdenizin göbeğinde, diğer katılımcıları kucaklayacak noktada Mersin’den iyi aday olamaz diye düşünüyorduk

“Akdeniz olimpiyatları Mersin’de yapılmalı” fikrini o günlerde ortaya attığımda Mirza sonuna kadar önerinin destekçisi oldu . Canlı yayında siyasilere bağlanıyor, Büyükşehir başta olmak üzere belediye başkanlarını, kent valisini çalışmanın içine çekmek istiyorduk.

Bu konuda rektör Uğur Oral’ın teşvik edici tutumunu anmadan geçemeyeceğim.

Öneriyi desteklediği gibi, üniversitenin bu konuda üstüne düşeni yapacağı sözünü vermekten çekinmemişti.

Bizimkisi işlenmesi gereken ham bir düşünceydi. Bunu alıp olgunlaştıracak, hayata geçirecek kurumlara önemli görevler düşüyordu.

Valilik, Büyükşehir Belediye başkanlığı, Ticaret ve Sanayi Odası başta olmak üzere sivil örgütler, Üniversite, iktidar muhalefet siyasi partilerin öncülüğünde komiteler oluşturulmalı, boyumuzu aşan projeye Adana’da ortak edilerek çalışma başlatılmalıydı.

Zamana karşı yarışmak gerekiyordu.

Hızlı hareket edilmeli, hükümet nezdinde lobi faaliyeti başlatılmalı, Çukurova bölgesinin sportif alt yatırım envanteri çıkarılarak, avantaj ve dezavantajları masaya yatırılmalıydı.

Ulusal ve uluslar arası konjoktör çok uygundu.

Mersin tek başına hükümette üç bakanla temsil ediliyor, Milli Savunma Bakanı Çakmakoglu ve spordan sorumlu devlet bakanı Fikret Ünlü’de birer Mersin’li gibi çalışacaklarını her fırsatta dile getiriyorlardı.

Mersin’in oyunları düzenleme talebini değerlendirip hayata geçirecek uluslar arası komite nezdinde çalışma yürütecek Türkiye Olimpiyat komitesinin etkili ismi Togay Bayatlı’da hemşehrimizdi.

Kısacası bu kenti dünyaya tanıtacak, spor ve turizm tesisleri bakımından yüz yıl ileriye taşıyacak bir rüya projesinin etrafında kenetlenip, gece gündüz çalışarak, ülkeyi ayağa kaldırmamız halinde, oyunların Mersin’de yapılmasını pek ala sağlayabilirdik.

Sonra ne mi oldu?

Kocaman BİR HİÇ… HİÇ BİR ŞEY…

Düşünceyi kağıda dökecek bir hazırlık komitesi bile kurulamadı. Kurumların hiç biri kent adına yaşamsal değeri olan projeyi sahiplenmeyi düşünmedi.

Türkiye’den aday olan başka kent te çıkmayınca, istekli ülkeler arasından İspanya’nın Endülüs’ü 2005 oyunlarını kaptı gitti.

2005 yılında bir yandan yarışmalar yapılırken, İspanya’da toplanacak komite 2009 oyunlarının nerede yapılacağını kararlaştıracak.

1951 den beri düzenlenen oyunlarda İtalya ve İspanya ikişer kez ev sahipliği yaptı.

Türkiye 1971 yılında İzmir’de düzenlediği oyunların ardından Akdeniz’in güçlü ülkesi olarak ikincisine talip olmayı düşünmek zorunda.

2009 oyunları için kıran kırana bir ülkeler arası mücadele, adeta savaş yaşanırken, ne yazık ki Türkiye’den herhangi bir kentin adı geçmiyor.

Büyük bir olasılıkla üç adayın içinden Hırvatistan’ın Rijeka’sı ipi göğüsleyecek.

Böylece İtalya ve İspanya’nın ardından üçüncü bir Akdeniz ülkesi ikinci kez oyunları düzenleme şansını elde edecek.

Bugünkü Hırvatistan’ın bulunduğu topraklar üzerindeki eski Yugoslavya’nın SPLİT kenti 1979 oyunlarına ev sahipliği yapmıştı.

2009 oyunlarına talip Rijeka 900 bin nüfusu, denizi, stratejik önemine rağmen ihmal edilmiş limanı ile Mersin’e ikiz kardeşi kadar benziyor.

Yıllar süren iç savaş nedeniyle ihmal edilmiş, yorgun kent; alt yapısı, spor tesislerinin tamamlanması, ulaşım ve çevrenin hazır hale gelmesi amacıyla Dünya bankasından 157 milyon dolar kredi anlaşması imzaladı.

Eskiden ülkelerin düzenlemekten kaçındığı oyunlar televizyon yayın hakları, sponsor gelirleri sayesinde cazip yatırımlar haline geldi.

Bu nedenle gerek borçlanan Hırvatlar, gerekse parayı verecek olan dünya Bankası kredinin geri dönmesi konusunda kaygılanmıyorlar.

Alınan krediyle, kentin ulaşım alt yapısı ve Rijeka Limanı’nın çevresi iyileştirilecek. Vali Obersnel, Akdeniz Oyunları için aday olduklarında kendilerini düşündüren en önemli sorunun alt yapı eksikliği olduğunu belirterek, ”Şehrimizin dünyanin en büyük spor olayina deger bir ulaşim altyapisi ve çevreye sahip olacagina dair söz vermiştik. Finansal kaynagimiz olan bu kredi sözümüzü yerine getirecegimize dair bir garantidir” sözleriyle hedeflerini ortaya koyuyor.

Dünya Bankası Güney Avrupa Direktörü Andrew N. Vorkink ise, ”Bu kredi Rijeka halkını ve Hırvatistan’la tüm bölgeyi etkileyecek çok önemli bir aktiviteyi desteklemek içindir. Rijeka halkı ve turistler trafikten, gürültüden ve hava kirliliğinden uzak bir şekilde limanın keyfini çıkartacaklar. Rijeka şehri yeni iş ve ekonomik fırsatlardan yararlanacak. Proje çerçevesinde, Rijeka Limanı’nın yeniden yapılanması ve modernizasyonu ile liman rekabete açılacaktır. Böylece ticaret akımı ve yolcu trafiğin de gelecek 10 yıl içinde artış görülecektir”

Liman modernizasyonunu olimpiyat etkinliğiyle kaynaştırmayı sağlayan böylesine düşünceye ancak şapka çıkarılır….

Savaştan çıkmış bir ülkenin, harap olmuş kenti, yöneticilerin vizyonları sayesinde, bir taşla kaç kuş vuruyor?

Bir yandan Akdeniz oyunları sayesinde kentlerini ve doğal güzelliklerini dünyaya tanıtıp, olimpiyatlardan sonra da uzun yıllar turist çekmeyi hedefliyorlar.

Oyunların düzenlenmesi için gerekli finansmanı dünya bankasından sağlıyor, alt yapıdan limana, ulaşımdan temiz çevreye kadar gelecek misafirlerin anılarında iz bırakacak güzellikte bir kenti yeni baştan yaratıyorlar.

Üstelik önümüzdeki yıllarda kalkınma lokomotifleri olacak “yıkılmış harap limanı” modern hale getirmeyi de olimpiyatların bir parçası olarak algılıyorlar.

Bir an için Mersin’le Rijeka’yı karşılaştıralım.

Nüfus, liman, deniz, ulaşım, doğal güzellik, tarih, coğrafi konum gibi çoğu açıdan, birbirine tıpa tip benzer iki kentten Mersin’in Rijeka’ya oranla artilari eksilerinden fazla.

İç savaştan çıkmış yorgun, acılı, eski Yugoslav kenti 2009 Akdeniz Oyunlarını üstleniyor, Üstelik oyunları limanını, turistik tesislerini, şehrin alt yapısını yenileme fırsatı olarak değerlendiriyor.

2003 ten 2013 e kadar önümüzde 10 yıl var.

Mersin’i bundan böyle yönetmeye aday olanların, dünyada yankılanıp, ses getirecek uluslar arası bir organizasyonu bu kente kazandırmalarını bekliyoruz.

Bize göre 2013 te yapılacak 17. Akdeniz oyunları MERSİN’de düzenlenmelidir.

Mersin’deki tüm kurum ve kuruluşlara bu konuda düşen önemli roller vardır..

Abdullah Ayan

Ufukturu sitesi 2003 Mersin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s