Eski tip Serbest Bölgelerden, Nitelikli Serbest Şehirlere doğru…

Ekonomi Bakanlığına bağlı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğünde son zamanlarda sessiz ama hayli yoğun bir çalışma sürdürülmekte.

Ne zaman biter, atılımcılıkta hayli cimri bürokrasi ne kadarına geçit verir bilinmez ama, eğer duyduklarımızın bir kısmı bile hayata geçirilse, bölgemizin çehresi kaderi değişir.

Özellikle Çağlayan’ ın Güney Kore ve son olarak Hindistan temasları Dubai benzeri bir Serbest Şehir düşüncesini kamçılamış bulunuyor. Bunun için de Mersin merkezli bölge biçilmiş kaftan.

Hem Doğu Akdeniz’ e hakimiyeti,  hem de Kazanlı Turizm Bölgesinden Çukurova Havalimanına, yeni Konteyner terminal limanından lojistik bölgelerine kadar yeni Mersin 21.yüzyıla uyanmakta.

Bu uyanışı destekleyecek yeni Serbest Bölgeler eskilerinden farklı olarak sağlıktan eğitime, turizmden film setlerine kadar çok geniş yelpazede hizmet verecek.

Bölgelerle ilgili yeni vizyonu gördükçe insan ister istemez nereden nereye diye sormadan da edemiyor.

Gerçekten de tam 60 yıllık bir öyküsü var Türkiye’ deki serbest bölgelerin.

Dile kolay 1952’ den beri bir arayış içindeyiz bu alanda…

**

Millet Meclisine sevk edilen kanun tasarısı nedeniyle dönemin Ekonomi Ticaret Bakanı Muhlis Ete’ nin 12 Haziran 1952’de gazetelerde yer alan demeci İskenderun ve Mersin için tarihi bir projenin hayata geçirilmekte olduğunu müjdeliyordu:

“Hükümet ticaret ve bilhassa transit ticaretin inkişafı hususunda bir yandan liman inşaatına devam ederken, diğer taraftan başta İskenderun ve Mersin olmak üzere bazı limanlarda “serbest bölge” tesisi için bir kanun tasarısı hazırlanmış bulunuyor. Meclis komisyonlarında tetkik edilen tasarı kanunlaştıktan sonra memleketimiz de serbest bölgelerin bahşedeceği birçok imkânlardan istifade edecektir”

16 maddelik tasarı Millet Meclisince 21.12.1953 tarihinde kabul edildi. 29.12.1953 günlü Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe girdi. Kanunun kabulünden tam üç yıl sonra da 29.12.1956 günü İskenderun’da kurulacak Serbest Bölgenin sınırlarını da çizen kararname yayınlandı.

Atılan adımlar bununla da sınırlı kalmadı. 2.6.1958 günü Tuzla’da Serbest Bölge kurulması kararı yayınlandı. Ancak söz konusu bölgeler o günlerdeki bürokratik engellemeler nedeniyle doğru dürüst işletilemedi bile. Zaten 27 Mayıs darbesi ve arkasından gelen hiçbir hükümet bir daha ağzına bile almadı konuyu.

Turgut Özal’ın ekonomiye damgasını vurduğu yıllara kadar sürdü suskunluk. 24 Ocak kararlarıyla ekonomik anlamda devrimi başlatan Özal ardından bu konuya da epeyi kafa yordu ama somut adımları atması ancak kendi Hükümetini kurduğu 1983 yılında mümkün oldu.

12 Kasım 1983 tarihinde yayınlanan Antalya ve Mersin’de birer Serbest Bölge kurulması kararı bırakın Mersin’i ülkeyi bile heyecanlandırdı ama ne yazık ki, beklenen doğum gerçekleşmedi.

Özal’ın kafasında, limanın kıyısında, köşesinde dar bölgeye hapsolmuş daracık bölgeden çok, Mersin’i serbest şehir statüsüne kavuşturma planı vardı. Aslında o hepimizin hayallerini bilen ve onların gerçekleşmesine öncülük eden bir vizyonerdi ama gücüne rağmen o bile başaramadı.

25 yıldır kör topal, ağır aksak yürüdü, yürümeye çalıştı Serbest Bölgeler.

Ve geldik bugüne…

Damarlarında dış ticaret dolaşan Mersin; 2007’de Tüzmen, 2011’de de Çağlayan ile büyük şans yakaladı aslında.

Çağlayan’ın özellikle son iki aydaki çıkışları Özal’ın yarım bırakmak zorunda kaldığı projenin AK Parti’ nin ustalık döneminde tamamlanabileceğine dair umutları yeşertmekte.

Mevcut “ne deve, ne kuş olabilmiş” serbest bölgelerin yerine yeni nesil serbest vahalardan söz edilince insan ister istemez bu kez olabilir mi diye heyecanlanmadan edemiyor.

Açıkçası yeni nesil tanımlamasını okuduğumda “mahcup serbest şehir” dedim içimden.

Her biri farklı sektörlerde ama birbiriyle ilintili ve çok geniş alanlara hitap eden farklı bölgelerin ancak entegre olması gereken ve sınırları çizilmiş bir serbest şehirle gerçekleşeceğine bugün dünden daha fazla inanıyorum.

Güney Kore ve ABD gezileri derken son olarak  her yıl Hollywood’ un iki katı film çeken Hindistan’ daki Bollywood ziyaretinin ardından Çağlayan, bu kez Ekonomi Serbest Bölgeleri konseptini çok daha cesur ve ayakları yere basan biçimiyle dile getirmeye başladı.

İçinde turizmin, ticaretin, lojistiğin, ulaşım ve iletişimin yer aldığı, dış yatırımcıların konaklayacağı ve her türlü hizmete erişebileceği bir bölge, daha doğrusu nefes kesecek heyecanlandıracak serbest şehir.

Türkiye’de bu tanıma uygun çok az şehir var ve bunların da başında Mersin yer alıyor. Kısa zamanda ihalesi yapılacak Çukurova Havalimanı ile Mersin limanını da kapsayan, Kazanlı Turizm Bölgesi, lojistik üsleri, nitelikli tarım alanları, küresel ısınmaya kafa tutan henüz %10’undan yararlanabildiğimiz Berdan’ dan Seyhan’a uzanan su zengini bereketli topraklar.

Eksiği yok fazlası var ve Mersin önünü açacak, engelleri kaldıracak lokomotifle 21.yüzyılın yeterince zaman kaybettiğimiz bölgesinin en çılgın projesine hazır…

Mevcut hayallerimize kısa zamanda hayata geçmesi planlanan Hicaz hızlı Demiryolu bağlantısını ve 14 milyon konteyner kapasiteli yeni terminal limanını da katın ve gözlerinizi kapatıp Dubai, Rotterdam, Singapur örneklerinden yola çıkarak hepsinden çok daha başarılısının doğacağı Mersin’i hayal edin…

1952’de kurtarmaya gittiğimiz yoksul Kore’de savaş taş üstünde taş bırakmazken Serbest Bölge kanununu çıkaran Türkiye kaybettiği 60 yılı Mersin’le yeniden kazanmaya hazır…

Tüm dinamikler, yerel yönetimler, aklı eren herkes, geleceği bu hayale özgü projelere kurgulasın.

21.yüzyılın doğu Akdeniz’i yeniden şekillenirken, bölgenin en önemli potansiyel lokomotifi Mersin sürecin dışında kalamaz.

Tüm dinamikler yerlerini ve rollerini buna göre belirlemelidir.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s