Nüfus artışı gerçekten Mersin’in başına bela mı?

Ya da başka biçimde sorayım: “Nüfus artışı, gerçekten Mersin için bir sorun mu?”

2000’ lerin başında kimileri, dibe vurmakta olan kentin adı koyulmaz düşüşünü tanımlamak için işin kolayını bulmuştu…

Her fırsatta suçu göçe yüklemek gibi kolaycılığa kaçmak aslında sadece onların değil neredeyse herkesin işine geliyordu.

O dönemin çoğu STK’ una göre Mersin’ de aslında işler yolunda gidiyordu ama bir göç dalgası gelmiş, rayında giden her şeyi allak bullak etmişti.

Mersin’ in özellikle 1985-95 döneminde göç aldığı doğruydu ama belli dönemi kapsayan süreç, bir süre sonra durmuş, iş ve aş umuduyla gelen insanların umduklarını bulmamalarıyla dalga tersine dönmüştü…

Örneğin pek çok kurum göçü eleştiriyordu ama, 1996 yılında gerçekleştirilen “İllerin sosyo ekonomik gelişmişlik sıralamasında” Mersin’ in 6 sıra aşağı düşmesini anlatmak için yeterince açıklayıcı değildi bu kimi kurumların sarıldığı göç hikayesi…

2000’ li yıllarda o kurumlar kentin dibe vurma gerekçesi olarak göç olgusunu ortaya serdikçe ben de çıkıp, Mersin’ in dibe vuruşunda bunun etkisi olmadığını, aksine akıllı biçimde yönetilecek göçün kentlerin gerilemesine değil, yükselmesine yol açacağını savunuyordum.

Küçük bir kitabı oluşturacak yazılar kaleme aldım bu konuda. Üstelik tümü de bilimsel verilere, örneğin TÜİK araştırmalarıyla ortaya çıkan rakamlara dayanıyordu.

Zaman içinde her kötülüğü göçe dayandıran, başarısızlıkları ve becerisizlikleri bu olguya ihale edenlerin sağlam temellere dayanmayan iddiaları çöktü.

Özellikle de son yıllarda Mersin’ de artık bu türden başarısızlığı başkalarına ihale etme yöntemlerinin iflas ettiğini görenler, işsizliğin hızla düşmesiyle ne kadar yanıldıklarını gördüler.

Üzüldüler mi, mahcup mu oldular gibisinden zor sorulara yanıt arama niyetinde değilim. Sadece bir dönem Mersin’ de yaşamak zorunda kaldığımız ipe sapa gelmez tartışmalarla ilgili defterleri kapattığımızı –böylelikle ne de iyi yaptığımızı- Mersin Valisi Güzeloğlu’ nun son açıklamalarından yola çıkarak müjdelemek istiyordum.

Öyle olmadı…

Güzeloğlu’ nun yanına MTSO ve Borsa Başkanlarıyla, Organize Sanayi Bölgesi Yöneticileri ve Esnaf Derneklerini yanına alarak işsizlik konusunda çok değil iki yıl önce %20’ lerde dolaşan Mersin’ in bugün aynı verilerde tek haneli oranlara indiğini açıkladığı dönemde e-mail adresime bir açıklama düştü.

Açıklama; Mersin’deki iki Genç İş Adamları Derneğinden birinin başkanı sıfatıyla Armağan Öner’ den geliyordu. Aslında her gün benzeri yüzlerce elektronik postaya alışkın biri olarak gönderiyi ciddiye almayabilirdim. Ama açıklamanın “Mersin iş dünyası nüfus sorununa çözüm arıyor” gibisinden iddialı başlıkla gelmesi ve içeriğindeki hiçbir temele dayanmayan cümleler oturup önce sevgili Öner’ e sonra da o vesileyle Mersin kamuoyuna bir kez daha gerçekleri yansıtma sorumluluğunu anımsattı bana…

Öner açıklamasında aynen şu ifadeye yer vermekte:

“20 yıldır bir iç göçe ev sahipliğini yapan Mersin, Türkiye’de kent merkezi nüfus artış sıralamasında en yoğun nüfus artışı ile ilk sıraları almış durumda. Mersin’deki nüfus artışında, kentleşmenin hızlı gelişiminde sanayileşme süreci büyük önem arz ediyor. Sanayileşmenin henüz tamamlanmadığı bir kentte iç göçün devam etmesi, Mersin’in gelişimini de sekteye uğratacaktır.”

Öner böyle söylüyor da, anlattıkları gerçeği yansıtıyor mu?

Soruya yanıt olsun ve Öner’ in kapıldığı artık iflas etmiş bu kanaatten kurtulsun diye kendisine bir e-mektup gönderdim.

Kısa olmasına rağmen o mektupta yer alan istatistiki verilerin Öner başta olmak üzere, halen 1990’ ları yaşayan herkesi günümüzdeki gerçek tabloyla tanıştırmasını diliyorum.

Örneğin Mersin TÜİK’ in son üç yıldır açıkladığı iç göç rakamlarına bakıldığında göç alan değil, göç veren* bir kent görünümünde…

Öner’ e yazdığım not aslında Mersin’ in göç macerasını yeterince özetliyor. Herkesin o yazılanları bilmesinde yarar var diye düşünüyorum:

“Sevgili Öner;

Mersin’de hızlı nüfus artışını ele alan ve iş dünyasının nüfus sorununa çözüm aradığını iddia eden basın açıklamanı şaşkınlıkla okudum.

Mersin keşke göç almayı sürdüren dinamiklere sahip olsaydı.  Ne yazık ki son 10 yıldır bana göre bu çok olumlu özelliğini, – gelen insanların yaşadığı hayal kırıklığı nedeniyle-  kaybeden bir kentle karşı karşıyayız.

Aslında bilimsel rakamlara bile gerek olmaksızın son seçimlerde Milletvekili sayısının 12’den 11′ e düşmüş olması gerçeği bile başka söze gerek bıraktırmayacak en ciddi veridir.

Ve ne yazık ki, Mersin Büyükşehir sıfatını taşıyanlar içinde Milletvekili sayısı azalan tek ildir.

 

Bu veriler tatmin etmediyse TUİK 2008-2009 ve 2010 iç göç rakamlarını da vereyim:

2008 de 46.776 kişilik göç alan mersin 50.110 göç verdi. Kısaca net göçte %2 nin üzerinde bir rakam vardı karşımızda.

2009′ da 48.377 göç aldık 49.209 göç verdik diğer illere…

Ve 2010 TUİK verileri de tabloyu değiştirmedi:

50.430 kişilik alınan göçe karşı 51.739 kişilik göç verdik.

Ben göçlerin kentleri harekete geçiren en önemli dinamik olduğuna inanırım. ABD’ nin %30′ u her yıl yer değiştirir ve ABD’ yi ayakta tutan önemli faktörlerden biridir bu göç…

Önemli olan alınan göçün niceliği değil niteliğidir.

Ama almadığımız göç nedeniyle artık bu konuda da ne sizin ne başkasının dertlenmesine gerek yok.

Her konuda elbette kurum kimliğine bile gerek olmadan A.Öner olarak ta açıklama yapabilirsiniz ve bu beni sadece sevindirir.

Çok sesliliğe önem veren biri olarak bunu zenginlik kabul eder, saygıyla karşılarım.

Ama araştırarak ve gerçeklerden uzaklaşmadan yapılması koşulu, dileğiyle…”

 

abdullahayan@gmail.com

 

*Mersin’in üç yıllık göç rakamları:

 

Yıl aldığı verdiği net göç
2008 46.776 50.110 -3334
2009 48.377 49.209 -832
2010 50.430 51.739 -1309

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s