28 Şubatın Üniversiteleri… Uğur Oral’ a mektup -3-

Yer: PTT’ den Üniversiteye kazandırılmasında karınca kararınca katkıda bulunduğum Yenişehir Kampusunun PTT ile ortak kullanılan giriş kapısı…

O giriş kapısında gölgesi muhteşem bir dut ağacı var, -mutlaka anımsarsınız-…

Ve o dut ağacının altına her sabah başı bağlı kızlar gelir, dut ağacına sakladıkları kırık aynaları çıkarır, duvarın üstüne diker ve karşısına geçerler.

Başlarını açar, saçlarını düzeltirken baktıkları aynayı tekrar ağacın bir dalına tutturup güvenlik kontrolüne doğru titrek birer güvercin tedirginliğiyle ilerlerler…

İşte benim gibi hayatı, yaşam tarzı çok farklı uçlardan gelen birini bile yaralayan tam da o görüntülerdi.

Üniversiteler gibi dünyanın her yerinde başkasına zarar vermediği sürece her türlü düşünceyi, kılık kıyafeti, dili, dini özgürce yaşatan vahaların sizin döneminizde ve biraz da sizin gayretinizle geldiği acımasız noktaydı bu.

“Ben emir kuluyum, ne yapabilirim” diye savunmanız elbette mümkün kendinizi.

Saygı duyarım buna…

Ama ben sizden farklı olarak; başörtülünün, mini eteklinin, ayyaşın, dinsizin, namaz kılanın, faşizme ve insanları öldürmeye uzanmayacak, şiddete bulaşmamış tüm görüşleri ve her yaşam tarzını kutsal kabul ederim, ediyorum…

Özgürlük ve demokrasi… İşte benim şaşmaz pusulalarım ve kabe kabul ettiğim zulme karşı direnen vicdanım elbette…

Gelişmiş dünyada nasıl yaşanıyorsa benim ülkemde de öyle yaşasın insanlar istiyorum…

Evrensel hukuk benim ülkeme de en güzel iklimiyle hâkim olsun…

Bildiğim kadarıyla siz 1970 lerin devrimci öğrencisi olsanız da, benden farklı olarak aileniz muhafazakâr, üstelik kardeşlerinizden biri de sizin Ankara’ da aleyhine gösterilere katıldığınız ‘İslamcı! AK Parti’ nin kurucularından…

Yılların ardından bugün baktığınız yerden bir kez daha baksanız: Nasıl görünüyor o damganızı vurduğunuz Mersin Üniversitesindeki uygulamalar, kozmik odalar, birilerine yazdırılan imzasız mektuplarla açılan kurum içi soruşturmalar?

Örneğin o günlerde çok savunduğunuz Tamer Gök’ün kızının adrese teslim tek kişilik sınavla M.Ü. ne alınışına bugün nereden, nasıl bakıyorsunuz?

Gerçekten merak ediyorum.

Bana gönderdiğiniz notun giriş bölümünde Mersin ve Üniversite için birlikte çok iş yapma fırsatını kaçırdığımız gibi bir nedamet hissinin kırıntılarını duydum bir an. -Belki de ben yanılıyorum- Ama hocam zaten siz tercihinizi çok farklı bir kulvardan yana kullanmış, duvarların arkasına hapsettiğiniz bir Üniversiteyi kentten soyutlama adına bir çabaya girişmiştiniz. Bu nedenle çok farklı pencerelerden bakan iki insanın bir araya gelmesi hayli zordu.

Keşke dediğiniz gibi gelişseydi her şey… Tüm çabamızı örneğin Üniversite araştırma hastanesinin bitirilmesi için gösterseydik sadece siz ve ben değil tüm kent, tek yumruk olsa ve o sizden, bizden bir dönemden geriye kalacak olan en kalıcıyı bırakabilseydik…

Süreçler çok ağır işliyor hocam, iş alan müteahhitler de eski havasında değil, yeterince ödenek aktarılmasını sağlayacak bir irade de sergilenemiyor ne yazık ki…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s