İsa Gök’ ün sözleri suç değilse, suç nedir? Soda Sanayi grevini destekleyen patron: CHP…

Önce İsa Gök’ ün 19 Mayıs günü iktidarın düşük profilli kutlamasına karşı CHP’ nin Mersin’de düzenlediği alternatif kutlama adıyla düzenlediği etkinlikte yaptığı konuşmadan bir bölümü ibretlik olması nedeniyle olduğu gibi alıyorum aşağıya:

“”Ölmek gerekiyorsa ölmelisiniz, devrim için kanımızı vermekten korkmamalıyız. Devrimcilik direnmektir. Mahalle mahalle, semt semt, sokak sokak direnmedir. Korkmamalıyız, direnmeliyiz. Dişe diş, göze göz, kanımızı vermekten korkmamalıyız.”

Belli ki kesmiyor Silivri hayranını bu sözler… Hızını alamıyor Gök ve tüyler ürperten tahrike devam ediyor:

“Devrim başka türlü yapılmaz. Antiemperyalist mücadele yumrukla olur, dirençle olur. Dişe diş olur. Sizler devrimcisiniz. Sizler büyük önderin evlatlarısınız. Ey Mersin bu güzelliği kaptırmayalım. Ey Mersin Bayrağımızı düşürmeyelim. Ey Mersin devrimcilerimizi, şehitlerimizi hatırlayalım. Alanlara, sokaklara, mahallelere dağılmaya korkmayalım.”

Yumrukla antiemperyalist mücadele, gerekirse ölmek dediği ne menem şeydir?

Gök cevabını veriyor zaten konuşmasında: Göze göz, dişe diş direnme, kanı vermekten korkmama…

Kendisini kös kös dinleyenlerden biri çıkıp ta bu kan dökerek, sokak sokak, mahalle mahalle direnmenin halkı isyana tahrikten başka nasıl bir anlamı olacağını dahi sormuyor?

İsyan kokan bu sorunlu ruh halini merak etmeyince, sokaktaki garibanı antiemperyalist mücadeleye çağıran arkadaşın o kutsal mücadelenin yapılmasını istediği emperyalistlerin ürettiği 300 milyarlık arabaya binmesinin altındaki yaman çelişkiyi de sorgulamıyor.

Gök’ ün konuşması sadece ciddi kafa karışıklığını yansıtmıyor.

Çok ta tehlikeli bir mecraya sürüklemeye çalışıyor insanları.

Bu konuda Türk Ceza kanunun çok ağır müeyyideler içeren ceza maddeleri var elbette.

Madde çok net tanımlıyor aslında her şeyi:

“MADDE 313.– Madde metninde halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyana tahrik, suç olarak tanımlanmaktadır. Silâhlı isyan, Devlet otoritesini yok etmek amacını ifade eder.

Suçun oluşması bakımından önemli olan husus, halkı “silâhlı olarak” maddî bir fiile kışkırtmaktır.

Suçun oluşması için, isyana tahrik fiili yeterlidir; isyanın gerçekleşmesi şart değildir. Zira maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde, yapılan kışkırtma sonucu isyanın gerçekleşmesi hâlinde buna katılanlara ve isyanı idare edenlere verilmesi gerekli cezalar ayrıca gösterilmiştir.

İkinci fıkraya göre, isyana kışkırtan ayrıca buna katılmış veya isyanı idare etmiş ise, artık sadece katılma veya idare etmeden dolayı ceza verilmesi gerekecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyana tahrik veya silâhlı isyan suçlarının, Devletin savaş hâlinde olmasının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi hâlinde, verilecek ceza belirlenmiştir.

Silâhlı isyan suçunun işlenmesi sırasında kişiler öldürülmüş, yaralanmış ya da kişilerin veya kamu mallarına zarar verilmiş olabilir. Maddenin dördüncü fıkrasında, bu suçlardan dolayı da ayrıca cezaya hükmolunacağı kabul edilmiştir.”

Görüldüğü gibi TCK 313’e göre suçun oluşması için isyanın gerçekleşmesi şart değil. Kışkırtmak yeterli…

Elbette Gök’ ün sözlerinin suç oluşturup oluşturmadığına yargı karar verecek. Hakkında soruşturma açılır mı?

Siyasi hayatı zaten kendi partisinde de bitmiş olan Gök, ilk seçime kadar dokunulmazlığı olan Milletvekilliği sıfatıyla keyfini çıkaracak giydiği zırhın.

Sonrasında ne olacağını yaşarsak hep birlikte göreceğiz.

2007 seçimlerinden önce daha Mersin Baro Başkanıyken ilginç çıkışlarına dikkat çektiğim ve “İsa Gök nereye koşuyor?” sorusuna yanıt aradığım yazılarım orta yerde duruyor.

O günlerde yanıt aradığım sorunun artık cevabını biliyorum:

Gök alıştığımız siyaset dışında çok farklı sulara yelken açıyor ve bu gidiş ne yazık ki, sağlıklı gidiş değil…

Hamiş: CHP’ nin sorunu İsa Gök’ ten ibaret değil ki. Dünyanın en ucube siyaset-ticaret ilişkilerinden biri Türkiye’ de yaşanıyor 80 yılı aşkın süredir ve CHP bu tuhaf ilişkinin içinde kıvranıp duruyor. O tuhaf ilişkinin son tablosunu izliyorum ibretle.

CHP il ve ilçe başkanlıkları tüm yönetimleriyle birlikte Mersin’ de Soda Sanayi ve Kromsan tesislerinde 550 işçinin başlattığı grevi desteklemek üzere fabrika önüne gitmeye karar veriyor. Muhtemelen bu yazım okunurken açıklamalar da yer alacak medyada.

Sorulması gereken basit soru şu: Kromsan ve Soda Sanayi hangi holdinge ait? Şişe Cam grubuna.

Şişe Cam grubunun sahibi kim? İş Bankası…

İş Bankasının büyük ortağı kim? CHP…

Anlayacağınız Ankara’ da patron olarak işçiye talep ettiğini vermeyen de patron sıfatıyla CHP, Mersin’ de işçiyle omuz omuza grev yapan da CHP…

Dünyada banka, fabrika, turizm şirketinden her türlü hizmet faaliyeti yapan şirketlerin ortağı olan, daha da kötüsü kendisini Sosyal Demokrat sanan bir partimiz var.

Mersin CHP teşkilatı aslında Soda Sanayi önüne gideceğine, Şişe Cam’ ın hatta onun da büyük ortağı kısaca patronu olan CHP’ nin kapısını çalsa…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s