Mersin’in billboardları kaç para eder?

Yıllardır tartışma konusu yaptığımız sorunun dün itibariyle artık cevabını biliyoruz.

Sözü uzatmadan hemen söyleyeyim; üç ay içinde iki kez iptal edilen Mersin açık hava reklam işinin yapılan son ihalesi yıllık 6,5 milyon TL (eski parayla 6,5 trilyon)  teklif veren bir şirketin üzerinde kaldı.

Ben sektörde faaliyet gösteren ve Mersin’in potansiyelini bilen kimi arkadaşın ortaya çıkan rakamı “uçuk” diye nitelendirmesine katılmıyorum.

Unutmayalım ki 6,5 milyonluk fiyatın hemen ardından gelen ikinci teklif 6 milyon 250 bin lira ile İmar İnşaat A.Ş.’ nin.

Ve İmar İnşaat dediğimiz şirket Büyükşehir Belediyesinin en büyük hissedarı olduğu yan kuruluşu.

Belediyeye bağlı kuruluş bile bu fiyata çıktığına göre, özel sektörden birilerinin  o fiyatın az üzerinde bir bedelle işe talip olmaları gayet doğal.

Aslında Mersin açık hava reklam işinin reel değerinin ne olduğunu ortaya koyacak başka kıstaslar da var elimizde.

Başka Büyükşehirlerin benzer ihaleleri kaça gitmiş sorusuna verilecek yanıtlar bu konuda yeterince ışık tutabilir merak edenlere…

Kimi Büyükşehir Mersin’den farklı olarak; billboardları, otobüs duraklarını, ışıklı led panolu ekranları daha pek çok farklı enstrümanı ayrı ayrı ihaleye çıkarıyor. Kimi de Mersin gibi toplam işi tek ihalede toptan veriyor.

İstanbul bu işi parçalayarak yapanlardan. Sadece otobüs durakları değil, metro istasyonlarındaki duvarlardan, metrobus duraklarına, o kadar farklı işi farklı ihalelerle değerlendiriyor ki, akıllara ziyan.

Kısacası sinekten yağ çıkarıyor İstanbul.

Onca farklı işin arasında münhasıran billboardlarla ilgili son yapılan ihale Mersin’ in işi pahalı mı ucuz mu verdiği sorusuna iyi kötü cevap verebilir.

Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2011 sonlarında 4600 billboard ünite işletme işi için koyduğu muhammen bedel yıllık 21 trilyon. Dediğim gibi bu sadece billboard işi. Bunun yanında 150 İETT otobüsünün dış yüzeyi ile bin otobüs durağının yapılıp reklam alanı olarak kullanılması işi için belirlenen bedel ise 10 yıllık işletme karşılığı 21 milyon TL…

Konya’nın Mersin benzeri yöntemle tüm açık hava reklam işini 2008 sonlarında yıllık 1,8 milyon dolara ihale ettiğini, Diyarbakır’ ın da geçen yıl yaklaşık bir milyon dolar muhammen bedel belirlediğini biliyoruz.

Mersin İstanbul’un onda biri, Konya ile benzer, Diyarbakır’dan da oldukça cazip olarak nitelendirilebilir.

O nedenle hangi kentten yola çıkarsak çıkalım, Mersin’in bu kez yakaladığı teklif hiç kimsenin kafasında tek soru işareti bırakmayacak cinsten.

Şimdi yapmamız gereken bu işin kurallara uygun biçimde nasıl yapıldığını, yapılacağını izlemek. Otobüs durakları gerçekten şartnamede belirtilen koşullarda mı olacak, billboardlar sözleşmede yer alan noktalarla sınırlı mı kalacak? Ve daha nice soru ile cevabına hep birlikte bakacağız.

Ben artan billboardlarla kent kirlenecek eleştirisine de katılmıyorum. Mersin şu haliyle korsan, yasa dışı, herkesin kafasına kestirdiği her yere açık hava reklam ünitesi diktiği ve her türlü kirliliğin anarşinin kol gezdiği bir kent. O nedenle eleştirilerin tam aksine işin kurallara uygun disiplin altına alınmış haliyle daha düzgün yapılacağına, en azından yapılması gerektiğine inanıyorum.

Gelelim ortaya çıkan ve yıllık 3,6 milyon dolar anlamına gelen açık hava reklam işiyle ilgili asıl sorgulanması gereken derin mevzua…

2002’de yapılan ilk ihalenin ardından yaklaşık on yıldır Mersin açık hava reklam işinin nasıl olur da o kadar ucuza verildiğini, Mersin’in on yıl neler kaybettiğini işleyen düzinelerce yazı kaleme aldım.

Israrla Mersin Büyükşehir Belediyesinin (aslında Mersin halkının) nasıl zarara uğratıldığını yazar dururum.

Yıllardır konuyu daha çarpıcı biçimde dile getirmek için yazılardan birinde “Konya on yılda 18 milyon dolar kazandı, Mersin 800 bin dolarda kaldı” başlığını kullanmıştım.

Hesap ortada… 2002-2012 arasındaki on yıllık dönemde yıllık 80 bilemediniz 100 bin dolara ihale edilen ve sonuçta en fazla bir milyon doların Belediye kasasına girdiği işten önümüzdeki on yılda Belediyenin elde edeceği gelir 36 milyon dolar veya diğer ifadeyle 65 trilyon lira…

Gaziantep üç yıl önce temelini attığı ve geçen yıl yolcu taşımaya başlayan 11 km lik raylı sistemi 50 milyon liraya mal etti. Demek ki Mersin sadece açık hava reklam işinden elde edeceği geliri teminat göstererek kısa zamanda Mezitli-Liman arasında çalışacak yaklaşık 11 km lik raylı sistem veya metrobus hattını faaliyete sokabilir.

Ne hazine garantisi, ne kaynak sıkıntısı bahanelerine sığınmadan…

Kaynağı gösteriyorum, yapmak ise benim değil yetkililerin işi…

Keşke Mersin elindeki altın yumurtlayan tavuğun farkına uyardığım yıllarda varsaydı.

2011 Temmuzunda tam bir yıl önce kaleme aldığım yazıyı bir dilekle noktalamışım:

“Mersin’in 10 yıl gecikmeyle de olsa, tüm bireylerine ait bir değeri yükselen Mersin değeriyle birleştirip açık hava reklamlarından payını almasını istiyor, bekliyoruz…”

Dün sonuçlanan ihaleyle o dileğin gerçekleştiği çıkıyor ortaya.

Ne diyeyim benim haklı olup olmamam önemli değil.

Önemli olan Mersin’in kazanmasıydı, o gerçekleşti…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s