Turunçgil Zırvası…

Daha önce de yazmıştım ama ne benim, ne de sağlıklı gözlem yapanların uyarıları bir işe yaramamış.

Yarasa yanlış yapılmaya devam edilir mi?

Özellikle son zamanlarda daha bir dikkat çekmeye başladı; Herkes yapacağı her türlü etkinliği Bakan Çağlayan’ın Mersin’e gelişine denk getiriyor, böylece başka işe yaramasa da, daha çok insan toplanıyor, daha dikkat çekiyor.

Ama bu etkinliklerin Mersinden vazgeçtim siyasetçi yönüyle de olsa Bakana bir yararı var mı? Çok emin değilim.

Eşarp dükkanı açacak olan açılışını, üç beş kişinin oluşturduğu esamisi okunmaz dernek te genel kurulunu Bakanın Mersin’de bulunacağı zamana endeksliyor.

Bir de gelmişken Bakanın gününü dolduracak etkinlikler yapalım derdine düşenler var.

Bunların sonuncusunun bir bölümünü bu hafta sonu izleme şansım oldu.

Geldiğine değsin diye üç ayrı etkinlik sığdırılmış Cumartesi gününe.

Bunlardan birinin adına Turunçgil Zirvesi adı verilmiş. Öğleden sonra da başarılı ihracatçılara ödül vermesi sağlandı Bakanın.

Oysa daha 14 Haziran’ da yine AKİB salonunda, yine Çağlayan’ın katılımıyla düzenlenen bir başka toplantıda yine “Başarılı İhracatçılara” ödül verilmişti. (Ödül verilen ihracatçılarla ilgili kriterler, kapsama alanları değişebilir, ben kamuoyundaki genel algıdan söz ediyorum)

Dost acı söyler, ben de son söyleyeceğimi tam da burada söylemek zorundayım.

Bilmem Çağlayan farkında mı veya çevreden cesur biri çıkıp onu uyarıyor mu, uyarır mı? Emin değilim.

Artık kanıksanmaya başlandı bu tek güne sıkıştırılmış ve “geçiyorduk uğradık” babından etkinlikler.

Aynı yüzler, aynı minval üzere konuşmalar, yakın çevreyi kuşatan o dar çember…

Mersin ilginç bir yer. Bakanlar değişiyor ama sahneye çıkmaya çalışanlardan geçtim, izleyenler bile aynı.

Çok değil üç yıl öncesine kadar Tüzmen’ in çevresinde kim varsa, “kral öldü, yaşasın kral” misali şimdi Çağlayan’ın yanında boy göstermeye çalışıyor.

Tüzmen vakası bile başlı başına bir ders oysa.

Okyanuslarda yüzme iddiasındaki birini yerel seçimler uğruna bir parmaklık derede boğacak kadar farklı bir yapısı, dokusu var bu kentin.

Şimdi Çağlayan’ın çevresini kuşatan yüzlere baktıkça şaşkınlıkla bir şeyin değişmediğini görmek tüm samimiyetimle itiraf etmeliyim beni üzüyor.

Oysa Mersin’in bu türden günlük etkinlikler dışında çözülecek dünya kadar sorunu var ve yerel seçimlere yaklaşık bir yıllık süre kaldı.

Şimdilerde herkes işin kolayını bulmuş. İktidar ve Mersin’deki sözcüleri her olumsuzluğu yerel yönetimlerini üzerine yıkıyor, yerel yönetimler de merkezi idarenin ellerini kollarını bağladığını söyleyerek geçiştiriyor.

Bu türden günü kurtaran söylemlerle her cephe kendi siperindekileri avutabilir ama gerçek çok daha farklı bir yerlerde.

Mersin’in gerçekten küçük dokunuşlarla, yerinde basit müdahalelerle çözüme kavuşacak o kadar çok sorunu var ki…

Ve bunların hepsi yerel yönetimlerin değil merkezi idarenin çözeceği sorunlar.

En basit bir iki tanesini sıralayayım, ne demek istediğim daha kolay anlaşılır.

Defalarca yazdım, sıkıldığınızın da farkındayım ama bir kez daha yazayım: Yılan hikayesine dönen Mersin-Antalya yolu resmen durmuş, kimse parmağını oynatmıyor.

Çağlayan’ı Adana hava alanından karşılayıp AKİB salonuna esir edenler rahat bıraksalar da, hafta sonunun bir iki saatini öyle çok uzaklara gitmeye de gerek yok: Taşucu-Yeşilovacık arasına ayırsa, müteahhitlerle, kara yolları temsilcilerini bir araya getirip kilitlenen sorunun ne olduğunu anlamaya, çözüm doğrultusunda bir iki müdahalede bulunsa, eminim sanılandan çok daha çabuk çözülür sorun.

Çukurova Havaalanı beklemede, Kazanlı Turizm bölgesi yaza inat kış uykusunda.

2013 Akdeniz oyunlarının yerel seçimlerde kullanılabilecek en etkin silahı yeni Stadyumun tribünleri üzerinde yüksek gerilim hattı sallanıyor. Kaldırılacak mı diye sorduğumda “bize bir şey olmaz abi” mantığıyla karşılaşıp ürperiyorum.

AK Parti bu kafayla mı kazanacak önümüzdeki en geç 18 ay içinde yapılacak yerel seçimleri? Hem de artık il özel idarelerinin, genel meclislerin olmadığı gerçekten Mersin’in 2020’sine damgasını vuracak tarihi süreci yönetmeye bu tempoyla mı talip olunacak?

Turunçgil Zirvesi adı altında, kendi bölgesinin narenciye üretim rakamları bile birbiriyle milyon tonluk çelişkiler barındıran birkaç kişinin boş konuşmalarını dinleyerek mi hazırlayacağız Mersin’i 2023’e?

O Mersin ki, 21.yüzyılın yükselen yıldızı olarak daha yukarılardan dünyaya göz kırpmak için çırpınıp duruyor. Narenciyedeki en ciddi rakibi İspanya havlu atmış durumda. Çukurova havzası Allahın bahşettiği su potansiyeliyle geleceğin en büyük üreticisi olma yolunda sadece vizyoner hedeflere koşacak, hayalleri gerçeğe dönüştürecek büyük oyun kurucuları bekliyor, dar kalıplara sıkıştıran günlük hesaplar peşinde koşanları değil.

Bütün Turunçgil zirvesinden geriye aklımda ‘verilecek ihracat desteğinin kimlere nasıl dağıtılacağıyla ilgili tartışma’ kalmışsa, bunun adı zirve değil zırvadır.

Narenciyede nelerin, nasıl yapılması gerektiği konusunda son on yılda yüzü aşkın yazı kaleme aldım. Narenciye ihracat desteğinin nasıl olması gerektiği konusuna da değindim defalarca, bir başka yazıda yine değinirim, faydası olacaksa…

Ama inanın Mersin bir yana narenciyenin de sorunu bu değil.

Mersin’in çok daha ciddi, beklemeye tahammülü olmayan çok daha ciddi sorunları var. Bakanın da çevresini kuşatan alkış çavuşlarından kurtulup acı da olsa daha ciddi uyarılara kulak kabartmaya…

Zor mu bu?

Hem çok kolay hem hayli zor…

Bu biraz da Çağlayan’ a kalmış…

 

 

Turunçgil Zırvası… 30.7.2012” üzerine bir yorum

  1. sayın ayan, sizlerin yaza yaza bunları adam etmeniz zor. şimdi ben size şunu soruyorum mersin son 20 yıl içinde hangi hükümet doneminde bakansız kaldı? hiçbir zaman her hükümet döneminde mersin bakan çıkardı ama hiçbiri mersine gercek anlamda faydası olmadı. sadece günü kurtarma politikaları parti tabanlarını ve secmenleri yalandan da olsa memnun etme politikası guduldu. bunun artık degişmesi gerekir ama malesef değişmez. bakın siz merkezi idareye güzel örnek verdimiz bende yerel yönetime vereyim : mersin yanıyor 2013 olimpiyatlarına hazırlanıyor gelecek yıl bu zaman mersinde toplu taşımaların bir çoğunda klimalar çalışmıyor çalıştırmıyor. bunu çözecek ne bir zabıta ne bir belediye başkanı. ben size birşey daha diye bilirmiyim kızacaksınız ama mersine Eski emniyet müdürü Akın Küçükbarak tekrar gelmeli. şehir için de atarabaları. kaldırımlarda seyyar satıcılar. kacakçılar. şehir içi ulaşımı rezalet. sahil boyu yine gece konducular boy gösteriyor…bunlar zor kaldırılmıştı. geri geldiler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s