Limon üretiminde 80 yıl…

1945’ te döneminin en önemli kalemlerinden o günlerin Cumhuriyet Gazetesi yazı işleri Müdürlüğü gibi hayli etkili görevi de sürdüren Cihad Baban gelir Mersin’e… (çeşitli dönemlerde iki kez Bakanlık ve tam 5 dönem Milletvekilliği yapacaktır sonradan)

Baban o günlere ve çekilen sıkıntılara, maliyet fiyatlarına, pazarlama sorunlarına, üretim bölgelerinde para etmeyen, İstanbul’da ise tüketicinin pahalılıktan elini yakan limon konusunda bugün bile hepimize ışık tutacak bir dizi yazı kaleme alır Mersin’deki gözlemlerin ardından ve Cumhuriyet gazetesinin başköşesinde iki hafta boyunca yayınlanır limon mevzuu.

 “Mersin daha doğrusu İçel bölgesinde 60 milyon limon (rakamlar adettir. Bir kilo ortalama 6,7 adet olduğuna göre 9 bin ton limondan söz ediliyor a.a.) hesap edilmektedir. Fenike, Antalya ve Alanya’da da takribi 40 milyon limon mevcuttur. Dörtyol, Hatay, Adana ve Rize’den de 20 milyon tahmin edersek mevcut 120 milyon adete baliğ olur. Tahminler asgaridir. Bütün Türkiye’de günde 200 binden fazla limon sarf edildiğine göre istihlak edilen limon ayda 6 senede 72 milyon tutar. Haziran, Temmuz, Ağustos aylarındaki sarfiyat noksanını hesaba katmadan yaptığımız bu hesaba göre 120-72=48 milyon…

Limon hesabı açıktadır. Ve bu vitamin kaynağı mahsulümüz, müşterisizlik yüzünden ya ağaçta kalmakta veya çürümektedir.

Bir taraftan aman herkes vitamin yesin diye debelenirken diğer taraftan herkes limon diye feryad ederken, milyonlarca limonu çürüten bir ticari sistem elbette bozuktur.” (C.Baban Cumhuriyet Aralık 1944)

Bir ağacın ortalama 10 bin limon verdiğini kabul edersek 6 bin ağaçtan elde edilen 60 milyon adet limonu pazarlamakta sorun yaşayan Mersin… Böylesine ayrıntılı hesabın içinde ihracat yer almadığına göre tek limonun dışarı satılamadığı o günlerden 7 milyonu aşkın ağaçtan 800 bin tonun üzerinde limon elde eden ve bunun yarısından fazlasını ihraç eden kent…

1930’lardan 40’ların ortasına kadar 5-10 bin ağaçtan ibaret olan dikili alanlar ve üretimle ilgili 1960’lardaki tablo nedir derseniz, bu konuda da en ciddi veriler 1967 İçel Yıllığında yer alıyor.

1962’de 14343 dekarlık alanda 429.158 ağaç ve bunlardan 52 bin ton limon toplanıyor Mersin il genelinde. Merkez ile ilçelerin durumu da farklı: Mersin merkezde 3298 dekara ekili 99 bin ağaçtan 21.723 ton ve 1950’den sonra yıldızı parlayan Erdemli’ de 10 bin dekarlık alanda 300 bin ağaç ve 30 bin ton ürün. (Görüleceği gibi Mersin ile Erdemli arasında ağaçların verimliliği bakımından ciddi farklılıklar var. Örneğin Mersin merkezde ağaç başına 220 kg düşerken Erdemli’ de aynı verim 100 kg. Günümüze kadar ağaç başı ortalama ürün o günlerdeki Mersin’ in değil Erdemli’ ye yakın olduğuna göre tıpkı bugün olduğu gibi o günkü resmi istatistikleri de ihtiyatla karşılamakta yarar var)

Aynı yıllıkta 1966 verileri de yer alıyor: Buna göre Mersin merkez ve çevresinde 4325 dekar ve 130 bin ağaca çıkmış ekim miktarı ama üretim nasılsa 5.826 tona düşmüş. Ağaç sayılarını doğru kabul edersek –ki dekara ekilen ağaç hesabına göre doğru görünüyor- 1962 rakamları ne kadar uçuksa, 1966 rakamları da olması gerekenin çok altında.

Buna karşın asıl dikkati çeken Erdemli. 1962’de 10 bin dekar alanda yapılan limon üretimi 4 yılın sonunda iki kattan fazla artarak 22.341 dekara ve ağaç sayısı 300 binden 670 bine çıkmış. Ürün miktarı da 30 bin tondan 67 bin tona…

Ve Mersin il genelinde 1962’de 429 bin ağaçtan elde edilen 52,483 tonluk ürüne karşın, 1966 yılında özellikle Erdemli’ nin yarattığı mucize sayesinde ağaç sayısı 869 bin üretim ise75 bin tona çıkmış.

1960’lar özellikle 1970’lerin ortalarına kadar olan dönem, Sovyetler başta olmak üzere Demirperde ülkeleriyle yapılan anlaşmalar gereği satın alınan tesislerin bedelinin limonla ödendiği, bu nedenle ürünün hak ettiğinden de fazla para ettiği yıllar. Durum bu olunca para eden her şeyde olduğu gibi üretim patlaması yaşıyor Mersin…

80’ler ikili anlaşmaların, takasın, kliringin kalktığı alınıp satılan her şeyin serbest dövizle ve piyasa koşullarında gerçekleştiği bocalama yılları.

Ardından fırtınalı, med-cezirli yıllar ve sonrasında yerine oturan taşlar.

‘Med-Cezir’ i boşuna kullanmadım. Rakamlar anlatıyor bunu.

1995’te 300 bin tonu gören limon üretiminin 1997’de 188 bin tona düşüp 1999’da 258 bin tona çıkması başka nasıl izah edilir ki?

Ekonominin başka alanlarında olduğu gibi 2002’den sonra limon üretim ve ihracatı da he büyüyor hem istikrara kavuşuyor…

Örneğin 2009’da 700 bin, 2010 ve 2011’ de 780 bin tonları aşıp 800 bin sınırına dayanan 7 milyon ağacın bereket yağdırdığı, Mersin’e zenginlik ve refah getiren, çeşitli alanlarda istihdamı da besleyen çok önemli sektör halini alıyor limon.

Üstelik üretimin yarısından fazlasını da ihraç etmekte ve dünya limon ihracatının ilk sırasında oturmakta artık Mersin…

Bu arada bir başka karşılaştırmayı, İspanya-Türkiye limon üretim ve ihracatından yola çıkarak yapmakta yarar derim. Bu karşılaştırma aynı zamanda yukarıda değindiğim geleceği belirleyecek küresel ısınma kaynaklı iki ülke beklentilerini de ortaya koyması bakımından hayli önemli:

2001’de Türkiye 510 bin ton limon üretirken İspanya bir milyon 78 bin ton ile bunun iki katına ulaşmış. Aynı yıl Türkiye’nin gerçekleştirdiği ihracat 199 bin ton İspanya’nın ise 499 bin ton…

Türkiye yıllar içinde üretimini 2006’da 710 bin, 2009’da 784 ve 2010’da 787 bin tona çıkarırken İspanya 2006’da 877, 2007’de 507, 2009’da 551 ve 2010 yılında 578 bin tona düşmüş.

İspanya’nın üretimi yarı yarıya azalırken ihracatı çok fazla etkilenmemiş. 2002’ de 502 bin ton olan ihracat, 2006’da 492, 2010’da 460 bin ton olarak gerçekleşmiş.

Buna karşın Türkiye’nin performansı göz kamaştırıyor: 2001’de 199, 2004’te 217 bin ton olan ihracat, 2009’da 407 ve 2010’da 465 bin…

Evet, Türkiye ile İspanya arasında son yıllarda nefes kesen bir yarış var limon üretim ve ihracatında ama onların nereden nereye savrulduğu, buna karşın Türkiye üretim ve ihracatının on yıllık hamlesi geleceğin de habercisi aslında.

  2001 2005 2007 2009 2010
Türkiye  510*

199**

 600

356

 652

286

 784

407

 787

465

İspanya 1078*

499**

 945

363

 507

315

 551

473

 578

460

 

*Üretim, **ihracat

Kaynak: Birleşmiş Milletler (FAO) Gıda ve Tarım Örgütü İstatistik Bölümü (FAOSTAT).

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s