Çevre düzeni planına itirazımdır…

7 Ekim 2013 günü yangından kaçırır gibi askıya çıkarılıp, oldubittiyle dayatılan Mersin-Adana 100 binlik çevre düzeni planına sorumlu birey olarak itiraz etmezsem, ileride bir gün daha sağlıklı olarak bizleri yargılayacak olan bizden sonraki nesillere karşı başkasına gerek kalmadan kendimi şimdiden suçlu hissedecektim.

O sorumlulukla bir aylık askı süresi içinde yasal itiraz hakkımı kullandım. Aşağıda olduğu gibi yer verdiğim dilekçe benim tek başıma Mersin’e bir şeyler vermesinden çok ayak bağı olacak bu plana karşı itirazımdır…

İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne

Mersin

Konu: 7.10.2013 tarihinde askıya çıkarılan  1/100 binlik Mersin-Adana çevre düzeni planına yasal süre içindeki itirazım hk.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 7 Ekim 2013 tarihinde askıya çıkarılan 1/100.000lik Mersin-Adana çevre düzeni planında Mersin dinamiklerinin görüşleri alınmadan ve katılımı sağlanmadan pek çok gelişme alanı belirlenmiş,

 Daha da önemlisi yıllardır tüm Mersin dinamiklerinin yer seçimi nedeniyle karşı çıktığı ve 450 sivil toplum örgütünün ortak imzasıyla oluşturulan Mersin Platformunun iki temel itirazından biri olan Akkuyu Nükleer Santral (NS) madde 4.1.214 de tanımlanmış,P31 nolu ekinde işaretlenmiştir.

Çevre Düzeni planı ilgili yasa ve yönetmeliklerde tarif edildiği şekliyle; “dengeli ve sürekli kalkınma amacına uygun olarak ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren, rasyonel doğal kaynak kullanımını sağlamak üzere kalkınma planları ve varsa bölge planları temel alınarak yapılan ve tarım, turizm, konut, sanayi, ulaşım vb. genel arazi kullanım kararlarını, politika ve stratejilerini belirleyen, bölge veya havza bazında 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekte hazırlanan, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bütün olan üst ölçekli fiziki plandır” denilmektedir. Başka bir ifadeyle ilimizin ve bölgemizin geleceğini belirleyen kent anayasalarıdır. Bu yönüyle sadece bugünkü nesli değil, geleceği miras bırakacağımız çocuklarımızın da geleceğini etkileyecek, belirleyecektir.

 

Kaldı ki 01.07.2006 tarih ve 5538 Sayılı Kanunun 26. maddesi; “Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyelerinde il çevre düzeni planı ilgili Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılır veya yaptırılır ve doğrudan Belediye Meclisi tarafından onaylanır”  hükmünü içermektedir. Henüz yürürlükte olan bu kanun maddesine göre 30 Mart 2014 tarihi itibariyle Belediye sınırları il sınırı olan ve tüm ilin o tarihten başlayarak Mersin Büyükşehir belediyesine bağlanması hesabıyla Çevre Düzeni Planını Mersin Büyükşehir Belediyesinin yapması veya yaptırması kanun gereğidir.

Bu durumda yetkiyi almasına 5 aydan az süre kalmış olan ve büyük olasılıkla kesinleşmesi 30 Mart 2014’ü bulacak olan bir planı yapmaya kalkmak, kaynak israfından başka bir şey değildir.

 

Daha önce sınır komşuluğu dışında hiç bir benzerliği olmayan Mersin-Karaman’ ı zoraki ortak yapıp ikisinin 100 binlik çevre düzeni planını iki kez ihaleye çıkaran ve devletin kaynaklarını göz göre göre israf eden anlayışın yol açtığı zarar gibi bu plana harcanan kaynak ta boşa gidecektir.

 

Daha da önemlisi Mersin’ deki neredeyse tüm sivil toplum örgütlerinin altına imza attığı ve paydasında yer aldığı yaklaşık 450 bileşenin oluşturduğu Mersin Platformu, Nükleer santral için belirlenen Akkuyu yer seçimine karşı çıkmıştır.

Bu konuda deneyimli bilim adamları denizden alınacak ve soğutma suyu olarak kullanıldıktan sonra denize deşarj edilecek sıcak suyun milyarlarca balık larvası ve mikro organizmayı yok edeceği iddiasını dile getirmektedir.

Deniz suyu sıcaklığını yükselterek tüm eko sistemi bozacağı çevreye yayacağı ağır kimyasal elementler ile tüm canlıların yaşamını olumsuz etkilediği gerçeği ortadayken Akkuyu’ nun çevre düzeni planına işaretlenmesi ciddi bir sorun olarak durmaktadır.

Akkuyu yapımını üstlenen ve birebir aynısını Rusya’da yapmakta olan şirket kendi ülkesinde deniz kıyısını tercih etmemiştir.

Aksine Don nehrinin yanı başındaki Novovorenzh kentini nükleer enerji merkezi olarak belirlemiş ve buradaki santralleri de soğutmak için yanından akmakta olan nehri değil, oluşturduğu bir suni gölette toplanan suların kullanıldığı yüksek bir soğutma kulesinden yararlanmayı seçmiştir.

Üstelik ısısı belli seviyeye indirilen soğutma suları da gölete değil kentin ısınması amacıyla regüle ederek devridaim modeli bir kapalı sistemi uygulanmaktadır.

 

Mersin-Adana Çevre Düzeni Planında da öngörülen ve Santral kurulacak sahanın çok yakınında uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmış pek çok doğal yaşam alanı ile turizm ve tarım alanı mevcuttur.

Örneğin Akkuyu santralinin hemen yanındaki Yeşilovacık, Turizm Bakanlığınca en önemli turizm bölgelerinden biri olarak işaretlenmiş olup, çok yakında yatırımcılara açılması yönünde hazırlıklar tamamlanmıştır.

Yapımcı şirket NGS A.Ş firması gerek ÇED raporunda, gerekse internet sitesi ve basın açıklamalarında Akkuyu Nükleer Santralinden çıkabilecek radyasyonlu nükleer atıkların nasıl yok edileceği ve transferi konusunda güvenli ve tatminkâr bir çözüm açıklamamıştır.

ÇED raporunda atıkların 10 yıl boyunca nerede ve nasıl saklanacağı sorusuna net bir cevap verilmediği gibi, 10 yılın sonunda gerçekleştirilecek bertaraf yöntemiyle ilgili somut bir çözüm de yer almamaktadır.

 

Akkuyu NGS’ nin 1970’lerin sonundaki yer seçimi gerekçelerinden biri olan deprem fay hatları üzerinde yer almadığı gerekçesi de günümüzde ortaya çıkan gerçekler ışığında anlamını yitirmiştir. Yapımcı şirket dünyadaki benzerlerinden çok daha pahalıya çıkacağı anlaşılan santralle ilgili bu yüksek fiyatlandırmanın en önemli gerekçesi olarak Akkuyu’ nun deprem riskini ve sahanın düzenlenme sorununu ifade etmektedir.

 

Yukarıda çok az bir kısmına yer verdiğim gerekçeler ışığında;

7 Ekim 2013 tarihinde askıya çıkarılan 1/100.000 lik Çevre Planına Anayasamızın 56. Maddesiyle güvence altına alınmış olan; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir” açık hükmü ve 2872 sayılı Çevre Yasası’nın 1.maddesi uyarınca bir aylık askı süresi içinde yasal haklarımı kullanıyor,

Ve 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planına itiraz ediyor ve 30.3.2014 itibariyle Mersin Büyükşehir Belediyesinin yetkisine geçecek olan ve sadece Mersin ilini kapsayacak olan yeni çevre düzeni planının tüm Mersin dinamikleri ve toplum bileşenlerince yapılmasına olanak verilmesi açısından iptal edilmesini, talep ederim.

 

Abdullah Ayan

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s