Resim

Suların temizliğiyle ilgili iki yasal düzenleme var…

Biri 1930 tarihli hıfzısıhha kanunu…

Diğeri 2004 yılında yayınlanan ve genellemeleri bir yana bırakıp doğrudan işin can alıcı  noktasına dokunan deniz suyu yönetmeliği…

Hıfzısıhha Kanununun üzerinden tam 80 yıl geçmiş. Dünya nüfusu, yaşam standartları zaman içinde birey yararına akıl almaz biçimde değişmiş…

Örneğin atık suların denize karışması, bir başka ifadeyle dışkıların suları kirletmesi zaman içinde deniz suyu ile ilgili tüm kriterlerin yeni baştan belirlenmesini gerekli kılmış…

Denize girilen yerlerdeki su kalitesini belirleyen ve 100 mililitre su içindeki koliform sayısı olarak ölçülen bakteri sayısı 1930’ ların koşullarında 10 bin iken, zaman içinde bizim de hedeflediğimiz Avrupa Birliği standartlarında +/- %20 oranındaki değişimin kabul edildiği 1000 koliform olarak kabul edilmiş. Bir başka ifadeyle eskiden 10 bin koliform bakterisinin hoş görüldüğü plajlarda bugün 1200 rakamı kabul ediliyor.

2004 yılında Çevre Bakanlığının AB standartları doğrultusunda hazırlayıp yayınladığı yönetmelik bugün için %20 toleranslı 1000’ i kabul ediyor ama 2015 için hedeflenen değerler 500…

Çevre Bakanlığı tüm kurum ve kuruluşların özellikle de diğer Bakanlıkların görüşlerini de alarak bu yönetmeliği yayınlarken, Sağlık Bakanlığının bundan haberdar olmaması olanaksız.

Kaldı ki, iki Bakanlık bürokrasisinin birleştiği bir husus daha var ki, zaten tartışılacak söz bırakmıyor. Deniz Suyu kalitesiyle ilgili ölçümlerin ayda 2 kez İl Sağlık Müdürlüklerinin yapmasını emrediyor 2004 tarihli son yönetmelik.

Peki 2010 yılında Mersin’de ne olmuş?

Sağlık Müdürlüğü Haziran ayında yönetmeliğin amir hükümleri gereği 2 kez ölçmüş tüm Mersin il sınırları içinde kalan plajları… Sonuçları kurumun internet sitesinde de yayınlanan bu ölçümlerin Çevre Müdürlüğüne de bildirilmesi gerekiyor. Ancak burada soluklanalım. Çünkü iki Müdürlükten biri göndermiş ama anladığımız kadarıyla nasıl olduysa diğerine ulaşmamış.

Nereden mi biliyoruz?

22 Haziran 2010 tarihinde ölçülen Mezitli Halk Plajı koliform değerinin 6 bin çıkması üzerine aradığımız Çevre Müdürlüğünce gösterilen tepkilerden. Mayıs ayında ortaya çıkan veriler ışığında Erdemli Halk Plajına “kirlilikle ilgili uyarı tabelası” asan Çevre Müdürlüğüne Mezitli ve Tece plajları ile ilgili Erdemli benzeri uygulama yapıp yapmayacaklarını soruyoruz, Genel Müdürlükle görüştükten sonra talimat doğrultusunda hareket edecekleri biçiminde şeyler söylüyorlar…

Bunun üzerine Çevre Müsteşarlığı döneminde “Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliğinin” yayınlanmasını sağlayan, ardından Milletvekili seçilen ve ardından  TBMM Çevre Komisyon Başkan vekilliğini sürdüren, çevre konusunda Türkiye’ nin en yetkin isimlerinden Prof. Mustafa Öztürk’ü arıyorum. Öztürk hoca trafikte olmasına rağmen doyurucu, aydınlatıcı bilgiler veriyor. Hoca’ ya göre, Sağlık Bakanlığının 10 bin kriteri çok gerilerde kaldı. AB ile müzakereleri sürdüren Türkiye kaçınılmaz biçimde AB kriterlerini uygulamak, denizlerini de o ölçülere uygun hale getirmek zorunda. Bu nedenle kılavuz değer olarak adlandırılan 1000+/- %20 değerlerinin esas alınması gerektiğini, bu rakamların üzerine çıkılan plajlarla ilgili vatandaşın uyarılması gerektiğini yalın biçimde anlatıyor. Plajlarda alınması gereken önlemler hakkında çok daha radikal şeyler de söylüyor ama, şimdilik bizde saklı kalsın o sözleri…

İki gün boyunca yaptığımız araştırmalar, en yetkin bilim insanlarının bize anlattıklarından çıkardığımız derse gelince: Bu yüzme suyu kalitesi ile ilgili kurumlar arasında hem yetki karmaşası var hem de dayandıkları mevzuat arasında çelişki…

Umarız bu konuda, AB’ yle uyum süreci de göz önüne alınarak, yetkinin de kriterlerin de açıklığa kavuştuğu, halkın sürekli bilgilendirildiği, her şeyin kapalı kapılar ardında değil, şeffaflıkla ve gönül rahatlığıyla paylaşıldığı yeni bir dönem başlar.

Yazıyı tamamlarken kendi adıma çok sevindirici bir gelişme oldu. Mezitli ve Tece plajlarının alarm vermesine karşın, geçmişte büyük kirlilik yaşanan Kazanlı’ da, arıtma tesisinin etkisiyle toplam koliform ve Fekal koliform değerleri kılavuz değerlerin altında çıktı.

Kazanlı Eski Halk Plajından alınan su numunelerinin analizini yapan İl Sağlık Müdürlüğünce düzenlenen 27.7.2010 tarihli rapora göre arıtma tesisinin yanı başında olan ve tesisin derin deşarj etkisinin en yakından hissedildiği beldedeki plajda toplam koliform 1100 ve Fekal koliform değerleri 48 olarak ölçüldü.

Mezitli’ de 6000’e çıkan, Kazanlı’ da 1100 olarak ölçülen değerler…

Belli ki, arıtma tesisi Kazanlı başta olmak üzere, etkisi altındaki denizleri tedavi etmeye başlamış.

Umarım geçici değildir bu iyileşme ve zaman içinde daha da etkin hissederiz…

Ne diyelim darısı arıtma tesisini sabırla bekleyen Mezitli ve Tece’ nin başına…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s