Ön seçim deyip, eğilim yoklamasıyla yetinmek… CHP Mersin’ de ne yapar?

İster AK Parti’ nin temayül ister CHP’nin eğilim yoklaması olarak adlandırın…

Birbirlerinden pek farkları yok…

AK Parti seçime gireceği tüm illerde temayül yoklaması yaptı. CHP ise kimi yerde ön seçim, kimi yerde merkez yoklaması yapacağını açıklarken Adana ve Mersin başta olmak üzere 9 ilde eğilim yoklaması yapacak.

9 ilde partiye kayıtlı üyelerin sandığa gidecekleri tarihler de farklı.

Örneğin Mersin 7 Martta eğilim yoklaması yapacak, Adana 21 Martta…

Peki, eğilim yoklamasını ön seçimden farklı kılan ne?

Çok büyük farklar var, sıralamaya çalışayım:

Eğilim yoklaması parti genel merkezi veya il yönetiminin belirleyeceği bir ekibin gözetiminde yapılıyor, ön seçim ise tıpkı genel seçimde olduğu gibi hâkim denetiminde.

Eğilim yoklamasında; delege, il ve ilçe yönetimleri, kadın ve gençlik kollarından sınırlı sayıdaki üye oy kullanıyor, ön seçimde ise partiye kayıtlı tüm üyeler.

Ve yukarıdakilerle bağlantılı ama asıl belirleyici faktör; ön seçim sonucunun bağlayıcılığı var, eğilim yoklamasının ise zerrece hükmü yok.

Yani eğilim yoklamasında ister birinci, ister sonuncu sırada çıkın, tıpkı bir önceki yazıda değindiğim AK Parti örneğinden anlaşılacağı üzere yer aldığınız sıralamaya genel merkez uymak zorunda değil.

Tıpkı 2007 genel seçimleri sürecinde yapılan eğilim yoklamasında birinci sırada çıkan aday adayı listeye bile alınmazken, 16. Sırada çıkan ismin birinci sıraya yerleştirilip, kafadan Milletvekili olması gibi.

CHP Mersin’ de eğilim yoklaması yapacağını 15 Şubat 2015 günü ilan etmesine rağmen 28 Şubat gününe kadar genel merkezin yolunu tutup adaylık başvurusunda bulunan 100’ e yakın isim dolaştı ortalıkta.

Oysa başvuru sona erdikten ve aday adayları listesi kesinleştikten sonra anlıyoruz ki adaylığa soyunan isimlerin büyük kısmı vazgeçmiş.

Ve CHP’nin bu nedenle 2002, 2007, 2011 genel seçimleri öncesi Mersin’ de görülen aday furyası bu kez yok. 37 aday adayı yarışacak eğilim yoklamasında.

Aday fukaralığının altında bu aday belirleme yönteminin başlarda tam olarak anlaşılmaması ve tüm üyelerin hâkim gözetiminde oy kullanacağı hayallerinin ortaya çıkan gerçeklerle buharlaşıp, uçması.

Mersin gibi CHP’ nin iddialı olduğu ve “kalemiz” diye övündüğü kentte 37 başvuruyla yetinmesi kendi cephelerinden kabul edilir gibi değil.

Neden mi?

Önceki yazıda AK Parti aday sayılarını Türkiye genelindeki başvuru oranlarıyla karşılaştırırken ülke nüfusunun %2’ sine sahip kentte 113 kişinin başvurusunun ortalama altında kalsa da, kabul edilir olduğunu rakamlar çerçevesinde anlatmaya çalışmıştım.

Oradan hareketle CHP’ nin “kale” olarak nitelediği bir kentte toplam başvuru 2822 olduğuna göre bunun %2’ si olan 56-57 ismin aday olması gerekmez mi?

Başvurunun 37’ de kalması, hele kontenjan adaylığı için partiyi sürükleyecek lokomotif bir isim ortalıkta görünmediğine göre, zaten üzerine ölü toprağı serpilmiş ana muhalefetin Mersin özelinde 7 Haziran gecesi ortaya çıkacak serencamını da şimdiden anlatıyor.

Bu tabloya, HDP’ nin estirmeye başladığı rüzgarı, AK Partinin ancak HDP’ nin barajı aşmasıyla durdurulabileceği gerçeğinin gün geçtikçe her kesimde ama özellikle de CHP tabanında güçlenmesini de ekleyin.

Mersin’ de HDP’ nin barajı aşmasıyla seçimden birinci çıkacak partinin 4, onu izleyen iki partinin 3’ er Milletvekili çıkarması akla ve gerçeğe en yakın olasılık olduğunu varsayarsak, CHP’ nin 3 Milletvekili ile yetinmek zorunda kalması sürpriz sayılmamalı.

Hatta bir adım ötesine de geçeyim: Daha aday adaylığı sürecinde ortalığa dökülen dedikodular, bel altı vuruşları, kısaca kısır siyasetin o tedavi edilmeyen hastalığı nedeniyle CHP’ nin, “Kalesi” Mersin’ de seçimden üçüncü parti çıkması da şaşırtmaz beni.

Sizler bu yazıyı okuduğunuzda eğilim yoklaması dediğimiz tuluat sona erecek, pazarlıkları ayyuka çıkan kimi ittifakların blok oy oy kullanacağı iddialarının ‘tamamen duygusal’ reflekslerin yoğunlaştığı seçimden geriye kalan toz duman arasında daha sağlıklı bir değerlendirme yapma olanağımız olacak.

Partili, partisiz iyi kötü analiz ve tahmin yapmaya çalışan herkes ama özellikle de 2010 referandumu gölgesinde yapılan 2011 seçimlerini referans alan CHP ve AK Parti, Mersin’ de %23’ lere gerilemiş ve 8 puanını CHP, AK Partiye eşit olarak kaptırmış MHP’ nin aynı sonucu alacağı hesaplarına fazla bel bağlamasın.

CHP için durum böyle de AK Parti ne yapar derseniz?

AK Parti’ nin aslında Mersin’ de ciddi hamleler yapma imkânı var. Özellikle de birinci sıraya yerleştirilecek lokomotif isim konusunda beklentiler karşılanır, iktidarın Mersin’ i cezalandırdığı algısını ters yüz edecek Lütfü Elvan gibi bir isim liste başına koyulursa makûs talih tersine çevrilebilir.

İyi de bugüne kadar AK Partiye oy vermiş muhafazakâr Kürt seçmen bu kez HDP’ nin Mersin’ de göstereceği örneğin Mir Dengir Fırat’ a yönelmez mi? Aynı tabandan beslenen, aynı dile sahip bu buluşma dengeleri nasıl etkiler?

O soruların cevabını da başka bir yazıda ele alacağım…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s