Tam da CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun 45 merkezde ön seçim yapılacağını, ancak sorunlu bazı illerde aday isimleriyle sıralamanın “genişletilmiş merkez yoklaması” ile yapılacağını açıkladığı gün…

Tam da sorunlu illere Mersin’i örnek gösterdiği, ön seçim yapılması halinde ağırlığın Tarsus’a kayması -doğru yanlış kendisinin kanaatidir- nedeniyle sorun yaşamak istemedikleri için Mersin’i Mersin delegesinin eğilimiyle değil, merkez yoklaması ile şekillendireceklerini açıkladığı saatlerde bir ses kaydı düştü internete…

Ses kayıtlarına göre CHP Mersin Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi İsa Gök olduğu iddia edilen biri Danıştay 6. Daire üyelerinden biriyle konuşuyor.

Yazıya iddia edilen diye başlamayı düşünüyordum. Çünkü ses çok net değil, tamam Gök’ün vurgulamaları, onu çağrıştıran bir takım tonlamalar var ama kesinlikle ‘o’ demek kolay değil.

Gelin görün ki, kafa karışıklığını giderecek açıklama İsa beyin kendisinden geldi. Ses kayıtlarının kendisine ait olduğunu söylediğine göre mesele kalmıyor. O zaman işin, daha doğrusu konuşmanın ayrıntılarına girilebilir.

Geçtiği söylenen konuşmanın ardından açıklama yapan Gök “Balık çiftliklerinin Mersin sahillerine getirilmek istenmesine ilişkin Bakanlık işlemi tüm Mersinlilerin tepkisini çekmişti. Ben de Mersin Barosu başkanlığı yapmış, Avukat ve Mersinin çıkarları için uğraşmaktan ve mücadele etmekten onur duyan biriyim. Açılan davalar temyiz incelemesi için Danıştay 6. Dairesine gelmiştir. İddia edilen konuşmada adı geçen Avukat Rıza, Mersin Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Av. Rıza Ergün’dür. Bu arkadaşımızla beraber Mersin Barosu olarak Mersin halkının ve o toprakların çıkarları için birçok dava açtık, temiz çevre mücadelesi verdik.

Konuşmada adı geçen vali ise, geçmiş dönem Mersin Valiliğimizi yapan Sayın Hüseyin Aksoy’dur. Sayın Hüseyin Aksoy Mersinden önce Muğla Valiliği yapmış olup, Balık Çiftliklerinin denize ve çevreye verdiği zararı içimizde en iyi bilen insandır. Evet vali bey Mersinin çıkarını düşünmüş ve konuşmada da adı geçtiği gibi kendisine teşekkür etmişimdir”

Açıklama noktası, virgülüyle aynen böyle…

Aksi ispat edilmediği sürece Gök’ün açıklamalarını doğru kabul edip, kendisini Mersin’e karşı gösterdiği bu duyarlılıktan dolayı alkışlamak zorundayız.

Özellikle mevzu balık çiftlikleri ise durum benim açımdan daha önemli ve anlamlı…

Balık çiftliklerinin Mersin cennet koylarını işgal etmemesi ve kirletmemesi için mücadele eden Mersin Platformunun Yürütme Kurulu üyeliği yanında sözcülüğünü üstlenmiş biri olarak Gök’ü bu duyarlı davranışı nedeniyle eleştirmek ne haddime kutlamam gerekiyor.

Ancak yine de internete düşen ses kaydında kafa karıştıran açıklamaya muhtaç bazı hususlar var.

Duyarlı İsa Gök’ün bunları da açıklığa kavuşturması ve seçimlerin yaklaştığı, özellikle de CHP açısından hayli önemli ve deyim yerindeyse önümüzdeki günlerde her türlü senaryoya açık, deyim yerindeyse “kanın gövdeyi götüreceği” Mersin özelinde ve ‘var ise’ kendisine yönelik oyunu bozması gerekiyor…

Ama kendisinin de kabul ettiği konuşma metninde öyle bölümler var ki, gerçekten açıklanmaya muhtaç ve doyurucu açıklama gelmediği sürece kafalardaki soru işaretleri azalacağına artacak.

Konuşmaların bir bölümünde Danıştay üyesi “Sizin mi davalar” diye soruyor. Gök’ün yanıtı çok net: “Benim. Davaları biz açmıştık”

Balık çiftlikleriyle ilgili Gök’ün açtığı ve vekaletini üstlendiği bir dava yok. Kaldı ki “benim” dediği dosyalarla ilgili verdiği “dosya esas tarihleri” de Mersin’de yürümekte olan balık çiftlikleri dava dosyalarının “esas tarihleriyle çok farklı. Gök “Mersin 2. İdare Mahkemesince karara bağlanan 2010 esasa dayanan 8 dosyadan” söz ediyor. Oysa Mersin Platformunun yakından takip ettiği balık çiftlikleri ile ilgili açılan dava sayısı 8 değil, 13… Mersin Birinci ve İkinci İdare Mahkemelerinde yürümekte olan bu davalarla ilgili esasa teşkil eden tarih ise 2010 değil, 2008…

Devam edelim…

Gök’ün sıraladığı dosya tarih ve numaralarının ardından Sayın Artuk “kamping falan filan bir şeyler var” derken Gök ekliyor: “Var bir sürü yer var, otel inşaatları var orada”

Konuşma boyunca balık çiftliklerinden tek kelam edilmiyor ama bir takım otellerin bulunduğu bir alandan söz edildiği çok açık…

Nereden mi anlıyoruz? Konuşmanın şu bölümü çok açık:

Levent Artuk: Vereceğiniz cevapta hatta fotoğraf ekleyin, fotoğraf yok galiba o alanın fotoğraflarını ekleyin, fotoğraf çok etkili oluyor. Temyiz dilekçesi size gelecek, siz cevap verirken bunları eklerseniz iyi olur. Ekleyin, deyin ki “burada herhangi bir kazı çalışması yok,
birdenbire niye yapıldığını da anlamış değiliz, ondan sonra ekte fotoğrafları sunduk”
Artuk’un bu sözleri üzerine Gök’ün söyledikleri daha da ilginç…

İsa Gök: Ne değişti yani, yeni bir şey mi oldu?

(Değişen yeni şeylerin olduğu bir durum söz konusu demek ki.. Ama bunların ne olduğunu henüz bilmiyoruz.)

Cevap veriyor Levent Artuk olduğu iddia edilen ses:

“Karar lehinize olduğu için çok böyle rahat kalmayın, fotoğraf, bu mesafeler taşınmazın bulunduğu alanla işte tarihi şeye olan mesafeniz, coğrafi alanın yapısı filan bunları da söyleyin” (Bir ufak ayrıntı: Mersin İdare Mahkemesinin balık çiftlikleriyle ilgili kararı, karşı çıkan bizlerin değil, tesis kurmak isteyenlerin lehineydi. A.A.)

Tarihi bir mekânda geçen, kazıların falan söz konusu olduğu, otellerin, kampinglerin içinde geçtiği bir öykü bu…

Balık çiftliklerine nasıl uyarlanacağı bizim değil anlatanın sorunu…

Bekleyip göreceğiz…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s