Mersin Nükleer karşıtı Platform sözcüsü Sebahat Arslan bir açıklama yaparak “nükleerci yazarlara tepkisini” (!) dile getirmiş…
Açıklamanın içinde ve “nükleerci yazarlar” arasında adımı görünce bir an için deyim yerindeyse nutkum tutuldu, ne diyeceğimi şaşırdım.
Ama mutlaka bir şeyler de söylemek lazım.
Öyle her kafasına esenin dilediğini söylemesine ses çıkarmazsak, sonra birileri gerçek sanır…
Şöyle diyor Sebahat Arslan: “İş Adamı Harun Arslan, Abdullah Ayan ve Yusuf Zeren yazdıkları yazılarda nükleer santral konusunda halkı yanlış bilgilendiriyorlar. Kendileriyle diledikleri televizyon kanalında tartışabilirim. Platformun hesapları açık ve şeffaf, istenirse bunu da paylaşabilirim”
Harun Arslan’ın nükleer santral konusunda ne düşündüğünü, ne söylediğini bilmiyorum. Beni de fazla ilgilendirmiyor. Dünyada bile 50 yıldır yararları zararları konusunda bilim adamlarının kesin bir kanıya varmadıkları bir konuda iki Arslan’dan Sebahat’ın nükleere karşı çıkma hakkı kadar, karşı tarafta yer alan Harun arkadaşın da savunma özgürlüğü vardır.
Ama benim durumum farklı…
Ben tam üç yıldır Mersin’e nükleer santral yapılmasına karşı çıkan, karşı çıkmakla da kalmayıp hukuki mücadele sürdüren Mersin Platformunun sözcüsüyüm. Sözcülükle de yetinmedim. Bugüne kadar onlarca yazı kaleme aldım. Katıldığım televizyon radyo programlarında bu görüşlerimi bıkmadan usanmadan defalarca dile getirdim.
Birilerinin suratına tokat olacak yazılarım duruyor orta yerde… O söyleşileri yapan Televizyon, Radyo kanallarındaki insanlar, dinleyen/izleyenler de tanıktır buna…
Mersin’in dünya cenneti sahillerine kıyılmaması, kalbimizin ortasına nükleer santral hançerinin saplanmaması gerektiğini söyleyen Abdullah Ayan’a “nükleerci yazar” yaftasını yapıştırmak her vicdanın kaldıracağı bir yük değil.
Çevreye duyarlı Sebahat Arslan keşke aynı duyguları insanlara karşı da besleseydi…
Hele NKP’ yi savunurken söylediği “bizim kimseyle ekonomik bağımız yok, bize atfedilen karalamaları kınıyoruz” lafına çok takıldım.
Abdullah Ayan olarak benim NKP veya Arslan hakkında geçmişten bugüne yazılı ve görsel her türlü medya organında, tek kelimelik bir değerlendirme yaptığımı ispat etsin, kalemimi kırar, ağzımı da mühürlerim.
Söylemediklerimden, yazmadıklarımdan yola çıkarak beni itham etmek, hedef göstermek Arslan’a ne kazandırır anlamak mümkün değil.
Asıl merak ettiğim ise şu Mersin Nükleer Karşıtı Platform sanırım sözcü Sebahat Arslan’dan ibaret değil…
Orada yer alan ve benim Mersin sevdamı, kavgamı bilen dostlar bu açıklama karşısında ne düşünürler?
Umarım söyleyecek bir sözleri vardır…
16.2.2011
Abdullah Ayan
Mersin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s