ABD 24 Mayıs 2015 itibariyle Irak’ı IŞİD’ e teslim etmiş ve çekilmiştir

Bugüne kadar yer verdiğim hiç bir yazımla ilgili “mutlaka okuyun” notu düşmedim. Ama bugünden geleceğe; ortadoğu ve Türkiye’deki olası gelişmeleri merak eden, anlamak isteyenlere iyi bir ref. okuma olacağı düşüncesiyle konulara ilgi duyanlara “mutlaka okuyun” derim…

IŞİD, Ramadi, kurulma onayı Barzani’nin mayıs 2015 ABD seyahatinde verilen Irak Kürdistan’ ı, Irak’tan elini tümüyle çektiğini bugün (24 mayıs 2015) itiraf eden ABD ve tarihinin en tuhaf seçimine gitmekte olan Türkiye…

7 haziran seçimlerinin zaten kör çoğu gözü daha da körelttiği kısır gündemden sıyrılıp GS şampiyonluğunu kutlamayı dünyanın en önemli işi gibi görenlere şu pazar rehavetinde son 4 saatlik gelişmeleri aktarayım: Belki şampiyonluk tartışmalarından fırsat bulup ilgilenen bazı meraklılar kalmıştır da en azından onlar okur ben de sevinirim.
Irak’ ın Musul’dan sonra en önemli kentlerinden biri olan Ramadi son 48 saatte anahtar teslimi IŞİD” e teslim edildi. (özellikle IŞİD tarafından alındı demiyorum) Şiilere tepkinin de yıllardır pişirdiği, merkezi idarenin tamamen unuttuğu sünni halk “bundan daha kötü olacak değil ya” düşüncesinin ağırlığı altında “hayal!” gerçek oldu.
Ramadi sadece Ramadi değildir..
Nasıl Musul sadece Musul değilse ve Bağdad’a Türkiye üzerinden lojistiğin ana vanası tek geçiş noktasıysa, Ramadi de Suriye üzerinden Bağdat’ a her türlü gıda, insan, ilaç vs.’nin ulaşacağı güzergahın en önemli noktası, kısaca lojistiğin ana vanası tek anahtarıdır.
Bağdat ABD desteğiyle Musul’a saldırıp kenti IŞİD’ ten kurtarma hesapları yaparken Ramadi’ yi IŞİD’ e kaptırmıştır ve bunda yerel halkın Bağdat’tan çok IŞİD’ e destek vermesi işin can alıcı noktasıdır.
Ramadi sadece Ramadi değildir. Bağdat’ı Suriye üzerinden akdenize ve dünyaya bağlayan stratejik anahtardır. Ramadi-Felluce ve Bağdat birbirine sınır komşusudur. Ramadi’ yi önemli ve farklı kılan ama derin analizler dışında pek te bilinmeyen unsur Ramadi’ nin Kerbela yolu üzerindeki en önemli ve en yakın merkez oluşudur. Sanırım Kerbela’ nın ŞİA ve İran için ne anlama geldiğini anlatmama gerek yok. Yarın öbürgün IŞİD’ in Kerbela’ ya dayanmasıyla aynı veya benzer bir örgütün Kabenin yer aldığı Mekke’ ye dayanmasının Sünnilere yaşatacağı duygular aynıdır.
Peki Irak’ ta yaşayan herkesi bugün titretip kendini yeniden sorgulaması anlamına gelen Ramadi’ nin IŞİD tarafından zapt edilmesine karşı ABD’ nin tepkisi ne mi oldu?
ABD savunma bakanı Carter pazar olmasına rağmen konuştu ve şöyle dedi:
” Irak güçlerinin IŞİD militanlarına göre sayıca çok üstün olmasına karşın geri çekilmeyi tercih etmesi son derece düşündürücüdür. Biz Irak ordusuna eğitim verebiliriz. Silah verebiliriz. Ancak artık itiraf etmeliyim, savaşma iradesi olmayan ırak ordusuna savaşma iradesini biz veremeyiz”
Aslında ABD ve pentagon şahinleri bile artık Ortadoğu’da fazla oyalanmak istemiyor. Özellikle de kaya gazından petrol ve gaz elde edip iki kaleme bağımlılıktan kurtulan hatta net ihracatçı konumuna gelen ABD İsrail ve Suudi Arabistan’ a da tıpkı bugün Irak’a söylediği gibi acı gerçeği söylemeye hazırlanıyor. O da şudur: “Beyler buraya kadar herkes başının çaresine baksın”
Yıllardır söylemekten dilimde tüy bitti. Bush döneminden çok farklı bir yola girmiş durumda ABD ve Ortadoğu hatta Avrupa yerine yeni oyun alanı Pasifik ve yeni oyun planındaki ana aktörler artık Ortadoğu ve AB değil, Çin ve Rusya…
Kendi ürettiği petrol kendisine fazlasıyla yeten ve ihracatçı konumuna gelen ABD’ yi bu da kesmemiş olmalı ki, savaşın gazabına tanık olduğu Ortadoğu yerine artık yeni petrol sahaları Alaska ve kuzey buz denizi (Küresel ısınma hep kötü olacak değil ya, bu da kapitalizm için işin avantajlı yanı.. Çünkü buz dağları nedeniyle bırakın petrol çıkarmayı ulaşımın ve yaşamın imkansız olduğu bu dünyanın en büyük petrol ve gaz rezervlerine sahip bölgesine artık ulaşım da yaşam da daha kolay ve o nedenle ABD yıllardır geri çevirdiği SHELL’ in bölgede petrol üretimine geçen ay onay verdi)
Biz bu büyük oyunu bir yana bırakıp kendi bölgemizdeki kısa paslaşmalara dönecek olursak. ABD’ nin bugünkü açıklaması tam bir şoktur ve savaşma iradesi kalmamış Irak ordusundan ABD’ nin umudunu kesip tümüyle “ne haliniz varsa görün” tavrıdır.
Gelin o zaman bu ABD itirafı ışığında sorulmamışları soralım, soruların cevabı aslında sorunun kendisinde saklı ama daha açık konuş diyenlere daha açık tabloyu daha sonra anlatmaya çalışacağım.
ABD “sizin ruhunuz bitmiş, savaşmaya mecaliniz yok” derken Irak ordusuna ve Bağdat’ a size savaşacak ruh ve irade de benden demiyor. Ya ne diyor?
“Savaşacak iradesi kalmayana benim elimde o iradeyi verecek ne merhem, ne de aşı var. Bundan sonra IŞİD ile siz (siz derken de şia örgütlenmesi bir orduyu işaret ediyor) başbaşasınız. Savaşacak olan da, zafer ve hezimetin tadını ve bedelini de ödeyecek olan sizlersiniz.
Yukarıda haritayı konuşturup Ramadi’ nin sadece Bağdat değil Kerbela ile sınır olduğu gerçeğine boşuna dikkat çekmedim. Bu durumda bugüne kadar Ortadoğu’ da gizli ve mahcup yürütülen IŞİD ve karşıtı cephe arasındaki savaş artık bundan böyle açık biçimde ve tarafları, savaşçılarıyla da bir Sünni-Şii mezhep savaşıdır. Bir Arap- Farisi savaşıdır ve bölgeyi yeniden belirleyecek bir yanında Suudi Arabistan-Mısır lokomotifliğindeki cephe ile Rusya ve Çin’ in de yanında yer aldığı İran’ dır…
Aslında Erdoğan’ ın en büyük üzüntüsü ve hiddetinin önemli nedenlerinden biri budur.
Başlayan büyük ayrışma ve yaklaşmakta olan bin yıllık yeni savaşı işaret eden bu kavganın en önemli aktörlerinden biri olacakken, TSK komuta kademesinin de son günlerde resti çekmesiyle eli böğründe izlemek zorunda kalmasıdır.
GKB başkanı Özel’ in ameliyatı da bu tartışmaların ve maceraperest “derin stratejilerin” dışında kalma gayretinin bir yansımasıdır.
Şimdi böylesine büyük ve bir o kadar da karmaşık tabloya bakıp Kürtler bu işlerin neresinde? diye soranlar olabilir. Barzani’ nin ABD seyahatine GS şampiyonluğu kadar kafa yormayan bir ülkede bırakın cevabını sorunun kendisine bile kafa yoracak kaç kişi çıkabilir?
Ama sorunun cevabını ben geçen hafta vermiştim. Hem de öyle çok uzun analizler, tahlillerle falan da değil. Barzani’ nin Washington ziyareti, Obama ile kendisinin şahsen ve karşılıklı heyetlerin verdiği pozlar ve hepsinden önemlisi Obama görüşmesi sonrası katıldığı düşünce kulübündeki toplantı sonrası yaptığı “Bağımsız Kürdistan kurulacak” açıklaması…
Hiç kimse o itinayla kurulmuş ve her kelimesi dikkatle seçilmiş o cümlenin öyle “laf olsun, küp dolsun” cinsinden bir cümle olduğunu sanmasın.
Hele cümle ABD’ de ve kravat renklerinin, oturulan sandalyenin, ayak ayak üstüne atma görüntülerinin her birinin derin analizler gerektiren mesajlar anlamına geldiğini biliyorsa, o cümle daha bir anlam kazanacaktır.
Peki Irak’ın bugün yani 24 Mayıs 2015 itibariyle ölüm mesajı anlamına gelen ABD açıklamasından sonra Kürtler böylesi bir Irak merkezi hükümetini ne kadar ciddiye alır.
Sakın ABD’ nin bugün Ramadi düşüşü ardından “ırak ordusunun savaşma iradesi yok” açıklamasının 15 gün önceki Barzani’ nin “Kürdistan devleti geliyor”
açıklamasıyla nasıl bağlantısı olabilir gibisinden hem kör hem sersem sorusunu sormaya kalkmasın. aynı ABD’ de ve bu Irak’ın ölüm ilanı anlamına gelen ABD savunma bakanlığı açıklamasıyla Barzani’ nin Kürt devleti duyurusu aynı stratejik derinliğin birbirini takip eden hızlandırılmış adımlarıdır.
Ve bizim stratejik derinlik kavramını sahiplenen hatta ortaya atılan her fikir, düşünce, projeye “onun da patenti bize aittir” gibisinden cümlelerle, her icadın sahibi ve fikir babası olduğunu iddia eden “seyyar tayyar” ı çağrıştıran “büyük ustaları çıktıkları yeni Türkiye yolculuğunda bu derin kırılmanın, bölgede başlayan küresel yangının neresindeler?
Hiç ilgisi olmayabilir ama ben en çok “Türkiye hiç bir ülkeye silah göndermemiştir” açıklamasını yapan Ak-Saray yarı başkan-yarı CB’ sinin sözcüsü Kalın’ ın altı kalın çizgilerle çizilmiş açıklamasını duyunca derin düşüncelere ve yeise kapıldım. İbrahim Kalın’ a taşıdığı sorumlu mevkie saygı gereği hadi inanalım da “silah taşıyan MİT TIR’ larını Adana’ da çevirip arayan, suçüstü halinin en önemli belgesi silahlarla ilgili tutanakları tutan güvenlik güçleriyle, o tutanak gereğince yasal soruşturma başlatan savcıları tutuklayan savcılar gerçeğini” nereye koyacağız.
Ve son dikkatinizi çekeceğim, vereceğiniz cevapları göz önüne alacağım, konu hakkında kaleme alacağım yazılarda mutlaka değerlendireceğim nedense gündemin gölgesinde kalan gelişme…
Bunca hengame arasında yine hafta sonu ABD’ ye giden ve IMF ile anlaşmaya çalışırken kendisini kapının önünde bulan Yunanistan ekonomi Bakanının şu sözleri: “Yunanistan bugün itibariyle IMF’ e borcunun tek sentini ödemeyecek durumdadır”
Şu yukarıda anlattığın Ortadoğu gelişmelerini, gelmekte olduğuna dikkat çektiğin mezhep savaşları ile Yunanistan’ ın IMF’ e borcunu ödememesi arasında nasıl bir bağ kurdun ki, böylesi birbiriyle ilgisi olmayan iki ayrı ve iki farklı konuyu nasıl birleştirip buraya bağladın?
Soruyu duydum cevabını bir başka yazıda ele almaya çalışacağım…
Ama belki de o soruyu soranlar haklıdır, belki de hiç ilgisi yoktur. Benimkisi sadece Türkiye’den kaynaklı bir hüsnü kuruntudur…
Acaba öyle midir? Tanık olduğumuz bunca gelişme birbirinden gerçekten kopuk ve ayrı mıdır?
O soruların cevabına da gelecek sıra, ama başka bir yazıda…

İki haritadan birincisi Ramadi’ nin Irak için ne anlama geldiğini, ikincisi 21 Mayıs 2015 itibariyle IŞİD’ in Irak ve Suriye’de kontrol ettiği bölgeleri göstermektedir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s