Yenilenecek seçim ortaya çıkacak olası tablo…

1 Kasım günü sandığa gidecek ve 7 Haziran günü özellikle Erdoğan’ ın içine sinmeyen sonuçlarla ilgili irademizi bir kez daha ortaya koyacağız.

4 Partinin barajı aştığı hiç bir sonuç, başta AKP olmak üzere hiç bir partiye tek başına iktidar için yetmeyeceğine göre, bu seçime gerek var mıydı? Soruları akla gelebilir…

Sorunun muhatabı “yeniden seçim” diye tutturan Erdoğan’ dan başkası değil.

Aslında normal bir ülkede, tüm kurumların işlerini layıkıyla yaptıkları bir ülkede sorunun cevabı belli. Ama Türkiye zaten zorlandığı tüm dengeleri yitirmiş, freni patlamış vaziyette tek kişinin kafasındaki oyun planının sahaya yansıtılıp yansıtılmayacağı gibisinden abuk sabuk işlerle uğraşıyor.

Hani “binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete” derler ya, çok partili döneme geçtiğimiz 70 yıldır, bu söz genel hal ve gidişi hiç bugünkü kadar layıkıyla anlatmamıştı.

HDP barajı aştığı sürece, bırakın Erdoğan’ a Başkanlık yolunu, AK Partinin bir kaç sandalye farkıyla tek başına iktidar olması bile hayli zor.

O halde 7 Haziran akşamından itibaren sahneye koyulan senaryonun temelinde ne yapıp yapıp HDP’ yi sandığa gömecek projeler yatıyor.

Ancak Suruç’ ta 32 genç çocuğun katledilmesiyle başlayan şiddete dayalı kirli sürece kitleler eskisi gibi itibar etmiyor ve bu durum açıkçası eski durumlardan hayli farklı…

Yaşlıların ifadesiyle eski hal artık muhal…

Plan şiddetin fatura edileceği HDP’ nin oyun dışı kalmasıysa bu plan bir türlü yürümüyor. Aksine sokaktan yükselen “6 Haziran akşamı kimsenin burnunun kanamadığı ülke, ne oldu da 8 Hazirandan sonra kan gölüne döndü?” soruları her geçen gün daha çok kesimde sorulmaya, şiddetin izleri derinlemesine sorgulanmaya başlandı.

Daha da önemlisi, bugüne kadar Kürtlerden ciddi oranda oy alan AKP’ nin, barış sürecini bitiren taraf olarak o cephede görülmeye başlanması…

Bunun getireceği asıl sonuç artık HDP’ nin Kürtlerin tek temsilcisi olarak kalmaya başlaması durumunun ortaya çıkma ihtimali.

Diyarbakır sonuçları 7 Haziranda dipten gelen bu büyük dalgayı yeterince özetliyor.

2011 seçimlerinde AKP’ nin %33 alması bir yana 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Erdoğan’a %33 oy veren Diyarbakır, 7 Haziran seçimlerinde aynı AKP’ yi %14′ te bıraktı. 2011 genel seçimlerine benzer biçimde 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş’ a %64 oy veren Diyarbakır 2015′ te HDP’ yi %80 ile tanıştırdı.

1 Kasımda o kalan %14′ ün ne kadarı müzakere masasını deviren Erdoğan’ ın partisine oy verir? Bir başka ifadeyle AKP’ ye “muhafazakar” olarak tanımlanan ve on yıl boyunca desteğini esirgemeyen Kürtlerden oy çıkar mı?

Sorunun cevabı elbette önemli ama bana göre sır değil.

Korkarım ki  bugüne kadar MHP ve CHP’ yi doğu ve güneydoğuya gidemedikleri için “ti” ye alan AKP’ yi de benzer akıbet bekliyor.

Bu durum, bölgenin gittikçe izole olması, kabuğuna çekilmesi tehlikesini doğruyor ki, bu gidiş gidiş değil.

Tüm hesaplarını HDP’ siz bir Meclis üzerine kuran AKP bir yana, milliyetçi MHP’ nin HDP ile bırakın koalisyon ihtimalini aynı kare fotoğrafta yer almama tepkisi de inanılır ve anlaşılır bir durum değil.

Örneğin şu sorunun cevabı yok:

20 milyon Kürtün yaşadığı bu coğrafyada Kürtleri temsil ettiği açık biçimde ortaya çıkan bir siyasi hareketi yok sayarak, bir arada yaşama iradesi nasıl sürecek?

“Düz ovada siyaset” söylemine bile tahammül etmeyenlerle barış iklimini nasıl hakim kılacağız?

HDP’ yi baraj altı bırakarak, bir başka ifadeyle aynı %40′ lar civarında oyla Kürtleri temsilen seçilip gelen 80 Milletvekilliğini onların elinden alarak güçlü iktidarı, hatta Erdoğan’ın tek ve en büyük rüyası Başkanlık sistemini referanduma götürecek Milletvekili sayısına ulaşmak kağıt üzerinde olasılığı olan bir hesap gibi görünse de, Kürtlerin saha dışına itildiği bir oyun nasıl sahnelenecek?

Aynı şey HDP için de geçerli…

Sadece bölge oylarıyla yetinen ve Türkiyelileşmeyen bir siyasi hareket büyük hedefleri yakalayabilir mi?

Yunanistan’ ın Syriza’ sı, İspanya’ nın Podemos’ u mevcut dünya düzeninin yok ettiği, gelir adaletsizliğin umutları öldürdüğü bir iklimde yeşerdi.

Türkiye’ deki sisteme tümüyle bağlı mevcut siyasi hareketlerin tepki gösteremeyeceği olası bir şiddetli krizde milyonlarca potansiyel seçmenin umutlarına HDP dışında cevap verecek bir siyasi oluşum var mı?

Sorunun cevabını akıl sağlığı yerinde herkes biliyor.

Bu nedenle HDP’ yi dışlamaktan vazgeçmek, baraj altı bırakacak her türlü numaradan sakınmak gerekiyor.

Hem de vakit geçirmeden…

Peki 1 Kasım seçimlerinde Mersin’ de sonuç değişir mi?

Değişirse ne olur?

Değişmesi için siyasi partiler aday belirlerken hangi adımları atmalı?

Ve benzeri soruların cevabına gelince, bir sonraki yazıda da bu merak edilenleri ele alacağım…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s