Tuz deposundan Taş Bina’ ya -45- (Sokak senfonisi)

Gün gelir, öğretmenlik yaptığı Girit’ ten kopup, yıllar sonra kendini Mersin’ de boğaz tokluğuna sebze yetiştirirken bulan Recep Efendi’ yi konuşturur, Halil…

Acı dolu hayatı umudunu yitirmeden, güçlüklere meydan okuyarak müziğe dönüştüren dervişin tasvir ettiği bir başka Mersin vardır karşımızda:

” (…) … Yaş on üç. İlkokul bitmiş. Orta’ dayım. Sevinç doluyum. Kasabada arkadaşlarım var. Aynı yaramazlıktan dayak yiyen beş çocuk. Necip benden bir yaş büyük. Fellahtı. Sokakta abi. Kimsenin oyununa karışmaz. Futbol ve gülle oynamaz. Bizimle uçurtma da sallamazdı gökyüzüne.

Edmondo İtalyan. Elinde keman. Kötü çalardı. Biraz beceriksiz. Kuş nerede desen, iki eliyle havada uçan kuşu gösterirdi.

Yusef, beş kardeşin en küçüğü, tilkinin arkadaşı. Doğuştan biraz gâvur. Babası Lübnanlı tüccar. Futbol oynarken top ayaklarına yapışık koşardı.

Leon burnu havada bir Yahudi. Pek konuşmaz. Yahudi olduğunu belli etmek istemezdi.

Rober Fransız. Annesi güzel bir kadın. Pek Türkçe bilmezdi. Arsen Lüpen’ in maceralarını okurdu.

**

Bizim evin önü, Girit’ li Recep Efendi’ nin bahçivanlık yaptığı sebze bahçesi. Kızı Reyhan bizim yaşta. Limon saçlı menekşe gözlü. Çok renkli bir kızdı.

(…)

**

Recep Amca her zaman yorgun ve düşünceli. Ara sıra lir çalardı. Uta benzer. Yanık sesli. Çalıştığı günler elleri hep toprak kiri. Baharda tarlaya marul, nohut, patlıcan, domates eker. Ağustos başında konu komşuya sebze satardı. Satamadığı patlıcanı, domatesi turşu basardı.

Bir gün babam Recep Amca’ ya,

“Arkadaş, ” dedi, “sattığın marul, hıyar ve domatesle geçiniyor musun?”

“Ne yapayım bey?” dedi. “Paranın yetmediğini bilmek daha kötü. Kişinin doğmadığı ülkede yaşaması, anasız büyümesi kadar güç. Hüzün, göçmenin alın yazısı. Yüzünde iki şaşı göz. Yokuş yukarı bir yaşam… Kulak toprağın dediğini duymaz. Rüzgârın nereden estiğini anlamaz. Kör sağır yaşarsın. Yaşam değil. Sıkıntıların biteceği günü beklemek bu. Tek dileğim; Reyhan’ ın yaşadığı köyün rüzgârını duyması. Yağan yağmurda ıslanmayı becersin.

Bey inan ki mutsuz değilim. Günleri kelebek gibi yaşıyorum. Renkli kanatlarımla daldan dala. Bazı günler arı, çiçek çiçek bal toplarım. Nefes almak o kadar güzel ki. Bazı gün sincap. Bazen yapraktan yaprağa tırtıl. Güneş dostum. Rüzgâr akrabam.

Bu bahçede doğayı duyuyor anlıyorum. Kuş sesi duyunca Giritteyim yeniden. Başkaydı ülkem. Havlayan köpeğin dediğini anlardım. Dalgalarla denizi dinlerdim. Kıyıda balıklarla konuşurdum. Denizin suyunu tadınca, ertesi günün havasını sezerdim.

İlkokul öğretmeni idim. Bana git demediler. Bir yalan, gel dedi bana. Uzak bir ülkede daha güzel bir hayat var, dedi. Ana vatanına dön, dedi. Reyhan bir yaşında. Annesi taze gelin. Hasta idi biraz. Biz bakarız dediler. Denizin koyu mavisini Reyhan’ ın gözlerine yapıştırdım.  Girit yanımda olsun dedim.

Eşim Raşel Çeşme’ de öldü. Ölme, diye yalvardım. Bu küçüğü sensiz nasıl büyütürüm, dedim. Kim bu kıza ana olacak, kim eğitecek, dedim. Ne paramız var, ne pulumuz. Ölme Raşel, bırakma beni. Sensiz beceremeyeceğim.

Sonra bana Mersin’ e git dediler. Orada sana ev vereceğiz. Buraya geldik. Evi başkası aldı, dediler. Başka ev buluncaya kadar bu gâvur bahçesinde kal, dediler. Sonra unuttular. Yine unutulan bendim.

(…)

“Bak bey,” dedi babama, “kulaklarını aç. İstersen bu sokakta senfoni duyarsın. Doğanın akışı. Verdi’ den bir melodi. Bazı notalar kuşlardan. Bazısı rüzgârın. Nehrin nereye aktığını görmezsem, denizi bulmakta güçlük çekeceğimi bilirim.

Birkaç yıl oldu buraya geleli. Mersin’ i yazında baharında aradım. Kışın yağan yağmurunda. Güz sarı kızıl güneşinde. Ağustos sıcağı Raşel’ in kucağı. Kasım yağmurları avuçlarından içtiğim su.

(…)

Gelen güneşin raylarda sesini duyarım. Rüzgârın, kuşların, yağmurun, gök gürültüsünün çaldığı konçerto bu. Duyarım. Chopin’ in Polonya’ yı anlattığı gibi. Mersin’ de yağmurda, güneşte Mersin’ i dinlerim.

(…) “*

* İlyas Halil, Salkımlar ülkesi Salkımya kitabı (2013), Bahçede duyduğum konçerto öyküsü (15.1.2012)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s