2019′ a girerken Mersin’ in yatırım envanterine bakış…

Adettendir, yıl sonlarında kişiler, kurumlar oturur geçen bir yılın muhasebesini yapar, durumlarını değerlendirirler…

Kentler ve ülkeler için de benzer çalışmalar yapılır, yapılmalı da…

Bu makalede Mersin adına yaşamsal öneme sahip olmasına rağmen, yıllardır tam olarak hayata geçirilemeyen projelerinin son durumunu ele almak istiyorum.

Ağır aksak yürüyeninden raflarda bekletilenlerine, zaman içinde anlamını yitirenlerinden tek bir gün bile yitirilmesinin ağır bedelli faturalarıyla karşımıza çıkanlarına kadar kısa bir envanter çalışmasının, gittikçe zayıflayan toplumsal hafızaya da yararı olacaktır diye umuyorum.

Mersin’ in geleceğini, ülkeden önce kenti orta gelir tuzağından çıkaracak en önemli proje olarak gördüğüm Hub limanı ya da günümüzdeki işlevsel adıyla Kontayner Terminal Projesi, unutulan ve unutturulan ilk yatırım niteliğini koruyor.

Devletin son 20 yılda hazırlattığı tüm 5 yıllık kalkınma planlarında olmazsa olmaz olarak tanımladığı iki kontayner terminal limanından biri için seçilen Mersin, liman yatırımının ne takipçisi oldu, ne de önemi kent dinamiklerince tam olarak anlaşılabildi.

Oysa bu kentin son zamanlarda gittikçe düşen ve 7 bin dolarlara kadar gerileyen kişi başı milli gelir rakamını ilk etapta iki katına çıkaracak, Mersinin refah seviyesini gelişmiş ülke kentleriyle yarışır hale getirecek bir projeydi bu, tozlu raflardan indirilemedi, bundan sonraki encamı ne olur? Meçhul…

Gelelim başlamasına rağmen, gidişatı ve hatta geleceği itibariyle umut vaat etmeyen Çukurova Havalimanına…

2011 yılında temeli atılan, her seçim döneminde iktidara mensup siyasetçilerin açılış tarihleriyle ilgili müjdeler verdiği yatırım, harcanan onca emeğe, kamulaştırmadan tutun da alt yapıya akıtılan onca paraya rağmen bugün itibariyle projeler mezarlığındaki yerini alma durumuyla karşı karşıya…

Herhangi bir olasılıktan söz etmiyorum…

2011 yılının Mayısında tanıtımı yapılırken, en geç 3 yıl içinde yetiştirilen ‘çileklerin dünyanın dört yanına uçacağı’ iktidarın bakanlarınca müjdelenen projenin son durumunu, 15 Aralık 2018 günü TBMM KİT Komisyonuna bilgi veren Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdiresi Funda Ocak şöyle özetlemekte:

“Alt yapının bitim tarihi Mart 2019 ama fiziki gerçekleşme bugün itibariyle yüzde 40. Alt yapıda yüzde 40′ ta tıkandık. Üst yapı 899 milyon liraya ihale edildi. Yer teslimi de yapıldı. Mayıs ayından beri hâlâ herhangi bir ivme kazanamadık. Büyük ihtimalle bu proje feshe gidecektir.”

Sanırım yatırımın nereye doğru evrilmekte olduğu ve projenin yakın geleceği bundan daha özlü biçimde anlatılamazdı. En yetkili kişinin ağzından yıl sonunda bunu duymak üzüntü verici ama gerçekle yüzleşmemiz bakımından önemli..

1 Kasım 2015 seçimlerinden önce AK Parti Mersin adayı olan geçmişin Ulaştırma Bakanı olması hesabiyle de söylediklerini ciddiye almamız gereken Lütfi Elvan’ ın billboardları süsleyen vaatlerinden biri de bir yandan Karaman-Konya üzerinden Ankara-İstanbul’ a, bir yandan da Gaziantep’ e ulaşacak hızlı tren müjdesiydi.

O vaatlerden geçtim, yılan hikâyesine dönen Mersin- Adana hızlandırılmış banliyö hattı tamamlandı mı? Hayır…

Mersin’ in havaalanından da, hızlı tren projesinden de günümüzde ortaya çıkan darboğaz nedeniyle çok daha önemli hale gelen ve iktidar mensuplarının da önemini gördükleri, her fırsatta derhal çözüme kavuşturulacağı söylenen Çeşmeli- Taşucu otoyol meselesi var…

Proje Urfa, Gaziantep, Konya, Kayseri başta olmak üzere ülkenin her yanından Mersin sahillerine akın eden milyonlarca insanı mevcut ve ihtiyaca cevap vermekten uzak yol yerine, Çeşmeli’ de sona eren otoyolun Silifke’ ye kadar uzatılmasını amaçlıyor.

Yaz günleri Antep’ ten Mersin’ e 3 saatte gelen ziyaretçinin, Mersin’den Kızkalesi’ ne 5 saat sürecek yolculuğunu, yaşadığı işkenceyi sona erdirecek projeyle ilgili hemen başlaması yönünde her türlü irade ortaya koyuldu. Bu yılın Ağustos ayında ilk ihale ilanı da yayınlandı. Ancak ihale bilinmeyen -belki de çok iyi bilinen- nedenlerle Ekim ayına ertelendi. O tarih yaklaşırken bu kez 18 Aralıkta yapılacağı duyuruldu.

Sonuç?

18 Aralık günü ihaleye teklif veren bile çıkmadı. Yap işlet devret yöntemiyle yapılması hedeflenen projenin geleceğini, ülkenin içinden geçmekte olduğu ekonomik koşullar nedeniyle yaşanan kredi güçlüğü belirledi.

Mersin’ in en acil sorunlarından biri ve özellikle de turizm açısından birincisi bir başka bahara ertelenmiş görünüyor…

Bu durumda Kazanlı- Seyhan turizm bölgesini, 20 yılı aşkın süredir tamamlanmasını beklediğimiz Antalya yolunu, bölgeyi Silifke-Mut üzerinden Karaman-Konya’ ya bağlayacak otoyolu konuşmanın, 2018 envanterindeki yerini tartışmanın da anlamı yok diye düşünüyorum…

Mersin doğu girişini felç eden Hal- Liman- Serbest Bölge arasındaki kavşak düzenleme çalışmalarını 30 aydır tamamlayamayan bir kentte yıllık 14 milyon kontayner elleçleme kapasitesine sahip terminal liman projesini bırakın konuşmayı, hayal etmenin bile fanteziden öte gitmeyeceğini düşündüğüm gibi…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s