Küresel Salgın, Belirsizlik çağı..

İkinci dünya savaşıyla başlayan ve her gün biraz daha hızlanan büyük değişimlere tanık olduk, oluyoruz..

Ancak koronavirüs salgınıyla ortaya çıkan tabloya baktığımızda tüm bu değişimin aslında ne kadar zayıf temellere dayandığı gerçeğiyle de yüzleşmek zorunda kaldığımızı görüyoruz.

Mao Zedong’ un  ‘kağıttan kaplan’ a* benzettiği ve o tanımladığı dönemin ruhuna da uygun biçimde Amerikan emperyalizmi ile özdeşleştirdiği durumun bu kez tüm insanlığa dayatılan yaşam biçimine karşı tehdit oluşturan ve insanın onca gelişmeye karşı ne kadar korunaksız, ne kadar zayıf bir ‘kağıttan kaplan’ olduğu gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan günlerden, korku tünellerinden geçiyoruz..

1956′ da Çin lideri Mao, ABD’ li gazeteci  Anna Louise Strong ile yaptığı söyleşide ABD’ yi ve ABD’ nin sürdürdüğü emperyalist yayılma politikasıyla ilgili düşüncelerini tarihe not düşme adına şöyle ifade ediyordu:

“Görünüşte çok güçlüdür ama gerçekte korkulacak bir şey değildir. O kâğıttan  kaplandır. Dıştan bakıldığında kâğıttan yapılmıştır, rüzgara ve yağmura dayanıklı değildir. Ben onun kâğıttan kaplandan başka bir şey olmadığına inanıyorum.”

O kağıttan kaplan yıkılmadı aksine Mao sonrası Çin’ i de başka bir emperyalist kimliğe büründürerek içine çekti, kervanına kattı.

Sovyet Sosyalizmi maskesiyle oligarşik kadronun bir nesile yaşattığı büyük hayal kırıklıkları ardından 1990′ da yıkılmasıyla aynı döneme denk gelen Çin’ in dünyaya açılma ve küreselleşmeye kenetlenme macerası o tarihten sonra artık farklı versiyonlardan da oluşsa neredeyse tüm dünyaya hakim olan ve adına küreselleşme diyeceğimiz yeni bir kapitalizm ile karşı karşıya kaldık.

Fukuyama’ nın ‘tarihin sonu’ saptamasıyla perdeyi indirmeye kalktığı o ünlü tez, daha gün yüzüne çıkmadan perde yeniden açıldı ve tek oyuncunun beklendiği sahneyi  yeni oyuncuların doldurduğu çıktı ortaya…

Sadece Çin ve Rusya gibi düne kadar tek misyonları ABD ile özdeşleşen emperyalizmi yere sermek olan iki devin saf değiştirmesiyle de sınırlı kalmadı küreselleşme dalgası..

1960′ lara damgasını vuran, tüm mazlumların yüreğini titreten Vietnam halkının direnişi karşısında travmatik hezimete uğrayan ABD’ nin bugün tüm markalarıyla, ürünleriyle istila ettiği, sadece tüketim anlamında değil, üretimiyle de başta ABD olmak üzere küresel markaların ortak üretim atölyesi bir Vietnam var karşımızda.

Kısaca lideri Mao’ nun kağıttan kaplan olarak tanımladığı emperyalizmle mücadeleyle bir yere varamayan Çin’ in uzlaşma ve kendi kapitalist modelini sahaya sürüp entegre olma süreciyle bugün ABD’ ye kafa tutan en ciddi rakip olduğunu görüyoruz.

Gelin görün ki, koronavirüs salgınıyla baş etmeye çalıştığımız bugünler bir başka gerçekle karşı karşıya bıraktı insanlığı…

Nicelik olarak tümünü toplasanız 2 gramı bulmaz çıplak gözle görünmez mikroskobik virüs; ideolojileri, ekonomik modelleri, dil din, ırk renk, zengin fakir dinlemeden tüm insanlığı esir aldı, diz çökertti..

Karşı karşıya kaldığımız yeni durum ikinci dünya savaşıyla başlayan ve kimi düşünürün ‘belirsizlik çağı’ tanımına da bir model örnek oluşturmakta.

Salgınla ortaya çıktı ki, günümüz insanı her gün artan aç gözlülükle saldırdığı, yağmalayıp yok ettiği doğanın küçücük bir tehdidi karşısında savunmasız ve aciz..

Daha da önemlisi tümü su damlası ağırlığa sahip bu virüsün dünyadaki mevcut yaşamı ne yönde değiştireceğiyle ilgili belirsizlikler, soru işaretleri..

Virüse karşı ilaçlar, aşılar muhtemelen bulunacak.

Daha önce de benzer virüsler, tehditlerle karşılaştı insanlık ve tümüyle öyle veya böyle baş etti, bununla da baş edecek. Bir başka ifadeyle evet bir tehdit var ama homo sapien insan türünü yok edemeyecek.

‘bize bir şey olmaz’ lobisinde yatıp kalkanlara bakılırsa, gripal enfeksiyona yol açan virüsten farksız bu yeni düşmanın yol açtığı küresel salgın aslında sanıldığı kadar tehlikeli değil ve bazı güçlerin oyun planı çerçevesinde abartılan basit bir vaka..

Bir an için komplo teorilerini çağrıştıran bu görüşe hak verelim..

İyi de durum böyleyse ve hatta ileride nasılsa bir biçimde baş edeceksek, nedir bu milyarlarca insanı evlerine hapseden, ileriye yönelik tüm planların yeni baştan yapılmasına, tarihin yeniden yazılmasına yol açan bu korku? 

Yanıtlanması gereken bu ve daha pek çok yanıtlanması gereken soru var.

Bir sonraki makaleyle sürdüreyim belirsizlik çağının açılan bu yeni perdesini…

Abdullah Ayan, Mersin 12 Mayıs 2020

* Kağıttan kaplan, güçlü görünen fakat aslında zararsız olan objeleri tanımlamak için kullanılan Çince terimdir. Mao bu sözcüğü ABD emperyalizminin kofluğunu anlatmak amacıyla kullanmış, deyim zamanla sol jargonda liberal ekonomi modelini uygulayan gelişmiş olarak tanımlanan ülkeler için kullanılmaya başlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s