Bachelet.. İşkence hücresinden Başkanlık sarayına..

Bachelet.. İşkence hücresinden Başkanlık sarayına..

Günlerden 20 Nisan 2004, salı..

Ankara bürokrasinin olağan günlerinden biri..

Türkiye’yi ziyaret etmekte olan Şili Savunma Bakanı Michelle Bachelet ile Genelkurmay İkinci Başkanı İlker Başbuğ başkanlığındaki heyetler bir araya geliyor, Türkiye ile Şili arasında "Askeri Alanda Eğitim, Savunma Sanayii, Teknik ve Bilimsel İşbirliği Anlaşması" nı imzalıyorlar..

Şili adına anlaşmaya imza koyan Bachelet, Genel Kurmay’ın o sert ve resmi havasına pek uymayan güleç yüzlü, 29 Eylül 1951 doğumlu bir genç kadın.

İmzalar atılıyor, Türkiye gezisini tamamlayan Bachelet Şili’ye, İlker Başbuğ yoğun Ankara mesaisine dönüyor.

31 Aralık 2005…

Türkiye ve Şili birbirinden çok uzak iki ülke..

Şili’de Bachelet yıllardır hazırlandığı Cumhurbaşkanlığı seçiminin artık en güçlü adayı yoğun bir kampanya dönemini tamamlamak üzere..

Mikrofonlara çıkıyor ve artık darbelere yol açan eski kavgalar yerine demokrasinin yerleşmesi için elinden geçeni yapacağını haykırıyor.

Aynı akşam İstanbul Anadolu kulübünde eşiyle birlikte yılbaşını kutlayan 2004’ ün Genel Kurmay İkinci başkanı ve bu günlerin 1. ordu komutanı İlker Başbuğ, karşılaştığı DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ a sarılıp “Size güveniyoruz Mehmet Bey” diyor..

Mehmet Bey’e kendi adına mı, temsil ettiği kurum adına mı güvendiğini bilmeyenler, bir askerin bal gibi siyaset kokan tavrına yılların iliklerine işlemiş korkularıyla doğal olarak seslerini de çıkarmıyorlar..

İlker Başbuğ’un yolculuğu büyük olasılıkla ve Türkiye’de bir şeyler değişmezse Genel Kurmay Başkanlığında noktalanacak..

Peki Şili’nin kadın Savunma Bakanı Michelle Bachelet’ i nasıl bir son bekliyor?

Sizler bu satırları okurken Güney Amerika’nın bu çileli halkı sandığa gidecek ve görünen o ki tarihi boyunca ilk kez Şili cumhurbaşkanlığına bir kadın seçilecek…

İyi de kim bu gözlerini sürekli kırpıştıran, sürekli gülümseyen, orta yaşın zorunlu kilolarına rağmen yerinde duramayan kıpır kıpır sempatik kadın?..

11 Eylül 1973..

Hava generali Alberto Bachelet görevli olduğu kışlaya doğru arabasıyla yol alırken nelerle karşılaşacağının farkında bile değildi…

Kışlanın ana kapısından içeri girdikten sonra olağanüstü bir şeylerin döndüğünü anladı. Solcu Başkan Allende’ ye yürekten bağlı kendisi dışındaki mesai arkadaşları komutanlar arazi olmuşlardı o sabah.

Aldırmadan şoföre Hava kuvvetleri komutanlığına gitmesini söyledi.

O güne kadar kendisiyle özdeşleştirdiği makama yaklaşırken, sarkık bıyıklı, eli tabancalı faşist yüzbaşı çevirdi kendisini..

Göz altına alındı.. Bir hafta süren işkencenin ardından tutuklandı general..

Tek suçu ülkesinin seçilmiş yasal devlet başkanı Allende’yi desteklemek olan Alberto, 1975’te cezaevinde ölünceye kadar bir daha karısıyla kızını göremedi.

Üçü de çok sonra birbirlerinin akıbetini ve nelerin döndüğünü öğrendiler..

11 Eylül 1973..

Santiago Tıp Fakültesi Bahçesi..

Diktatör Pinochet’ e karşı en büyük gösterilerin düzenlendiği Üniversite’deki direniş üç gün üç gece sürdü. Faşist askerler binlerce öğrenciyi göz altına aldığında, 23 yaşındaki doktor adayı Bachelet’ e babasından dolayı işkencelerin alasını reva gördüler.

Sadece kendisi değildi işkence gören.

Üç gün boyunca kızıyla, kocasından haber alamadığı için yollar düşen, Üniversite bahçesinde darbenin acı gerçeğini öğrenen annesi Jeria’yı günlerce faşizmin iğrenç ama gerçek yüzüyle tanıştırdılar…

Ana kız serbest kaldıklarında önce Avustralya ardından Almanya’da yıllar sürecek sürgün hayatlarına başladılar.

Yokluk ve acılarla geçen yıllar..

Bachelet 1979 yılında yurduna döndü..

Yeniden özgürleşmeye başlayan Şili’nin siyaset vahasına adımını attı.

Önceleri ailesini, yuvasını kaybeden, işkenceden geçen, geleceği yitik insanlara yardım eden kuruluşlarda çalıştı..

2000 yılında Sağlık Bakanı oldu.

2004 yılında Türkiye’ye gelip Genel Kurmay 2.Başkanı İlker Başbuğ ile anlaşmalara imza koyduğunda o ülkesinin en saygın politikacısı üstelik kendisine bir zamanlar her türlü işkenceyi yapan ordunun da bağlandığı bir kadındı..

“Dünsüz yarın olmaz.. Hem bugünü hem de geleceği inşa etmemiz lazım” derken ülkesindeki faşist darbenin yarattığı tahribatın bilincindeydi.

O nedenle Pinochet rejiminden zarar gören herkesin karınca kararınca yaralarının sarılmasına katkı sağlayacak yardım kampanyasının Şili Meclisinden geçmesi için olağanüstü çaba gösterdi.

Büyük olasılıkla sizler bu satırları okuduğunuzda iki yıl içinde üç kez köşeme konuk olan yaşıtım yiğit Bachelet Şili’ nin ilk kadın başkanı olarak zaferini ilan etmiş olacak.

Şimdi 3 çocuk annesi olan 54 yaşındaki solcu doktor Michelle, işkence hücrelerinden başlayan siyasal yaşamına bir zamanlar taptığı Allende’ nin Başkanlık koltuğuna oturarak devam edecek. Kendisini hapse attırıp sürgüne gönderen 90 yaşındaki General Pinochet yolsuzluk davaları ve bir zamanlar köpekliğini yaptığı ABD tröstlerinin kendisine sahip çıkmaları hayaliyle ev hapsinde, çaresiz Azrail’ in kapısını çalmasını bekliyor..